“Milletin yüzü gülünce bunların suratı asıldı”
Reklam

“Milletin yüzü gülünce bunların suratı asıldı”

Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, İl Başkanı Ömer Oruç Bilal Debgici ile merkez Onikişubat ilçesi Abdulhamithan Mahallesi'nde "çat kapı" ev ziyaretinde bulundukları Köse ailesiyle sohbet etti.

08 Haziran 2018 - 00:40

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Biz millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik." demesiyle siyasetin milletin emrine girdiğini dile getiren Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siyaset ne zaman ki milletin emrine girdi o zaman da millet siyaseti aldı Türkiye'nin sahibi yaptı. Vesayet falan millet hepsini kaldırdı. Milletin iradesi egemen olunca da bu defa milletin hastanesi oldu, okul milletin okulu oldu, ordu milletin ordusu oldu, yargı milletin yargısı oldu. Millete tepeden bakan kimse kalmadı. Söz de karar da milletin. 16 senelik mücadelenin sonunda millet bize bu görevi vermiştir. Biz de bu görevi yerine getiriyoruz."


Eskiden "Avrupa ülkeleri hastasına helikopter gönderiyormuş." denildiğini anımsatan Ünal, şimdi uçak, helikopter ve kar ambulanslarının olduğunu, Allah'ın bunları bu ülkenin insanlarına nasip ettiğini vurguladı.

Öğrencilik yıllarında sınıfa odun ve tebeşir getirdiğini şimdi ise sınıfların akıllı tahtalarla donatıldığını, çocukların önünde tabletlerinin olduğunu, okulların açıldığı gün masalarının üzerine kitaplarının konulduğunu belirten Ünal, ailelerinin geçim sıkıntısı varsa devletin onlara da ciddi destek verdiğini söyledi.


CHP iktidarında geçen yılları "kıtlık dönemi" olarak nitelendiren Ünal, "Bunların döneminde bir dönem ekmek karneyle satılırdı. Ben hatırlıyorum 1978'li yıllarda her şey karaborsaydı. Özal zamanında biraz bereketlenme oldu. Özal döneminden sonra 24 bankanın içini boşalttılar. Bir sürü banka gitti. Çok şükür 16 yıldan beri bu milletin yüzü güldü. Milletin yüzü gülünce de bunların suratı asıldı." diye konuştu.


"ALLAH O YOKLUK GÜNLERİNE DÖNDÜRMESİN"

Mahir Ünal'ın eski Türkiye'de yaşananlara değinmesi üzerine ev sahibi Fatma Köse ise geçmişte çok zor günler, yokluk günleri geçirdiklerini hatırlattı.

Allah'tan eski günlere dönmemeyi dileyen Köse, o dönemlere dair şunları anlattı:

"Eski günleri Allah getirmesin. (Muharrem İnce) Onlar Türkiye'yi eskiye götürmek istiyor. Allah onlara fırsat vermesin. Şimdi yokluk da yok çok şükür. İnsanı bırak artık devletimiz ağaçta mahsur kalan bir kediyi bile itfaiye çağırıp kurtarıyor. Allah öyle insanları üzerimizden eksik etmesin. Artık bu devlet kedisine köpeğine bile bakıyor. Eskiden çok kuyruklar, yokluklar gördük. Çay demler şeker yerine pekmez kullanırdık. İki kilogram şeker bulduğumuz zaman onu yarım kaşık kullanarak idare ederdik. Allah o yokluk günlerini getirmesin. Allah bugünlerimizi aratmasın. El ne derse desin, başımızdakileri eksik etmesin. Allah Cumhurbaşkanımızın gücünü kuvvetini artırsın. Yapılan iyilikleri unutmamak gerek. Yağ, tüp, pirinç hiçbir şey bulamazdık. Allah'a şükür şimdi bolluk var."


Eskiden hastanelerde yaşadığı sıkıntıları anlatan 55 yaşındaki Ali Köse de şimdi hastaların nüfus cüzdanıyla özel hastaneler dahil istediği yere gidip istediği eczaneden de ilacını aldığını belirterek bunun çok büyük bir nimet olduğunu, bu güzelliklerin unutulmaması gerektiğini belirtti.


"BAKANIM BİR KAHVEMİZİ İÇİN"

Mahallede gezerken Murat Edalı'nın çay davetini kırmayan Ünal, evlerine misafir oldu. Aileyle sohbet eden Ünal, çocuklara oyuncak hediye etti.

Daha sonra balkondan "Bakanım bir kahvemizi için." diye davet eden bir vatandaşın da evine konuk olan Ünal, aileyle sohbet edip ramazanlarını kutladı.

"Çat kapı" ev ziyaretlerinin ardından Ünal ve beraberindekiler, Demokrasi Meydanı'nda İl Gençlik Kollarında görevli gençlerle sohbet etti, çevre esnafı ile müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini dinledi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Beşbağlar ve Suçatı'na Fırnız'dan içme suyu
Beşbağlar ve Suçatı'na Fırnız'dan içme suyu
İnce: “AKP zorda, 90'ların simgesi Tansu Çiller’den medet umuyorlar”
İnce: “AKP zorda, 90'ların simgesi Tansu Çiller’den medet...