Hacı Bilal Şen

Hacı Bilal Şen

Kahramanmaraş'ın Kurtuluş Etkinliklerini "Afrin Sınırı"nda yapalım!

06 Şubat 2018 - 07:53

Kahraman şehrimizin, müstemleke müptelası şimdilerin sözüm ona hürriyetin kaynağı Fransa’yı yüreği ile mağlup ettiği muzafferiyetinin 98.yılındayız. Onların tellallığını yapan Ermenileri de unutmadık, unutturmayacağız.

Fransızlar çarpışmalar esnasında en tehlike işleri Ermenilere yaptırdılar. Bu sebeple Ermenilerin kayıpları Fransızlardan daha çok oldu. Fransızlar Maraş’tan çekilerken Ermenileri bile haberdar etmediler. Hâlbuki Ermeniler Fransızlar şehre girerken coşku ile karşılamışlardı. Doğuda devlet kurma hayallerini kaybeden Ermeniler Kilikya da müstakil bir devlet kurma tahayyülüne kapıldılar. Fransız ve Ermeniler Maraş’ tan bin bir güçlükle geri çekildiler. Bu geri çekilme işi bilhassa Ermeniler için büyük facia oldu. İhanet ettikleri topraklarda kalamazlardı. Ermeniler yolda soğuktan ve açlıktan telef oldular. Şekeroba bölgesine geldiklerinde Fransız askerleri kardan yaptıkları ayak izlerinde dahi onları yürütmedi. Belpınar Dağına varana kadar 2000 bin civarında kişi öldü. İtilaf devletlerini İstanbul’un işgali gibi sonu görünmeyen bir maceraya sevk eden olay 12 Şubat 1920 de Maraş da Fransızlara karşı kazanılan başarıdır. Çünkü Maraş’ da kazanılan bu başarı, itilaf devletlerinin Anadolu’daki sonlarının başlangıcı oldu. Bunu fark eden işgalciler son misillemeyi yani İstanbul’ un işgalini düşündüler.

 Maraş’ ta elde edilen zaferde halkın kararlılıkla direnmesi büyük rol oynadı. Halk şehri terk etmedi. Teşkilatlandı ve işgale karşı koydu. Bu dönemde yurdun büyük bir bölümü işgal altındaydı. Mesela İzmir’ in işgalinde düşman Polatlı’ ya kadar gelmesine rağmen İzmir’ den Anadolu’nun içlerine kadar şehir savunması göremiyoruz. Yine batı Anadolu da 150.000 kişinin göç ettiğini görüyoruz. Hâlbuki Maraş da göç görmek mümkün değildir. Bırakın göç etmeyi kararlı ve vatan aşığı bu insanlar Fransızları def etmeyi başarmışlardır. Halk gerektiğinde çarpışma esnasında kendi oturduğu evini bile ateşe vermiştir. Maraş halkının Fransız işgaline karşı bu direnişi sosyolojik ve psikolojik açıdan iyi incelenmesi gereken bir konudur. Maraş zaferi ile Sivas, Malatya, Elbistan, Diyarbakır gibi merkezlerin işgali önlenmiştir. Fransız misyonerin dediği gibi:”kendisinden bin defa daha güçlü rakibinin kaçtığını gören horozun ötmeye hakkı vardır.”

Bu milli, manevi hissiyat mücadelemizi acaba yeni nesillere ne kadar anlatabiliyoruz? Bu toprağın gençleri Maraş’ın tarihini, kültürünü ne kadar biliyor dersiniz? Zeyneddin Karaca Bey, Şahsuvar Bey, Alaüddevle Bozkurt Bey’in Dulkadiroğulları istiklali için verdiği mücadeleleri, Abdal Halil Ağa, Yusuf Çavuş, Muallim Hayrullah, Mıllış Nuri, Rafet Efendi, Sandalzade Osman, Sütçü İmam, Ali Sezai, Şekerci Ökkeş, Yörük Salim, Hürü Ana, Kılıç Ali, Rıdvan Hoca, Mehmet Ali Kısakürek, Arslan Bey, Ata Bey, Bahçeci Ali Çavuş, Muharrem Bey, Ciğercizade İbrahim, Çuhadar Bey, Doktor Mustafa ve adını sayamadığım tüm Maraş halkının, milli mücadele kahramanlarının niçin savaştıklarını çocuklarımıza anlatabiliyor muyuz?

 Milli mücadelemiz ile alakalı çok önemli sempozyumlar, gösteriler ve birtakım etkinlikler düzenleniyor. Caddelerde kuva-i milliye kıyafetli gençler günler öncesi yürüyüş yapıyor amenna. Fakat meydandaki gençlere istiklalin ruhunu verebiliyor muyuz dersiniz? Her şey göstermelik kalıyor. Gençler “sahibini arayan madalya”yı izlerken ya çok sıkıcı! Keşke AVM ye gitsek! Diyebiliyorsa bir sıkıntı var demektir.

Halk ile kazanılan bu mücadelenin bilimsel iç dinamikleri tartışılırken, halk katılımını daha çok sağlamalıyız. Okullarımızda MEB’in çerçeve programını esneterek zafere, vatana, bayrağa, istiklale olan inancı nakış nakış işlemeyiz. Ama öğrencileri bu işin paydaşı yaparak, sorumluluk vererek çeşitli etkinliklere ağırlık vererek yapmalıyız, kurtuluş gününde İngilizce şarkı söyleterek değil.

Muzaffer ordumuzun Afrin’de müstemleke sevdalısı ülkelerin piyonu olan, birtakım anlamsız tahayyüller peşinde koşan, birden fazla terörist gruplara karşı yürüttüğü bu kutlu mücadeleyi unutmadan kahraman şehrimizin kurtuluş etkinliklerini ona göre planlamalıyız. Buradan idari ve mülki amirlere sesleniyorum: Türk Silahlı Kuvvetlerine manevi desteğimizi göstermek, sınır illerimizin hissiyatını paylaşmak amacı ile çete kıyafetli Maraş yiğitlerini genci-yaşlısı, kadını –erkeği ile sınırın sıfır noktasına gönderelim. Maraş’ın kahraman evlatlarının vatan ve istiklale olan sevdasını Mehmetçiğimiz ve tüm dünya ile paylaşalım. Bağımsızlık ruhu için farkındalık oluşturalım.

Bu toprakların istiklali için can veren şühedaya Allah’tan rahmet, mücadele vermeye devam eden Mehmetçiklerimize kuvvet diliyorum.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar