Dünyadaki En Efsunkar Duygu Olarak Aşk
Reklam
Hüseyin Toman

Hüseyin Toman

Dünyadaki En Efsunkar Duygu Olarak Aşk

24 Mart 2018 - 02:55

Sevi adı da verilen bu büyülü kavram hem biyolojik hem de ruhsal yönü olan bir şeydir. Şöyle ki, serotonin adı verilen mutluluk hormonu doruk noktasına ulaştığı zaman aşk meydana gelir. Hal böyle olunca da kişi pek çok konuda gözünü kapatır, sevdiği kimsenin kusurlarını görmez ve adeta sevdiğini kendi gözünde ilahlaştırır. Bu hormonun tavan yapması kişinin pek çok kez mantıklı karar vermesine de engel teşkil edebilecektir. Esasında aşkta mantık olmaz ya da aşkın gözü kördür gibi sözlerin de çıkış noktası budur. Ancak şüphesiz ki kişi hayatının geri kalan dönemini geçirmek isteyeceği kimseyi seçerken cüzi miktarda da olsa mantıktan yararlanmalıdır. Aksi halde hormonlar en üst seviyede bulunurken ya da gençlik heyecanı ile verilen kararlar hayatın ileri safhalarında bazı hataların farkına varılmasına neden olabilir.

 

İlk Aşk Denilen Kavram Ne Kadar Mantıklı?

Günümüzde aşk hakkında yazılıp çizilenlere dair en çok dikkat çeken kavramlardan bir tanesi de şüphesiz ilk görüşte aşk durumudur. İlk görüşte aşk esas olarak aşkın büyüleyici yönüne pek de yakışan bir tabir değildir. Ne de olsa tanınmayan, kim olduğu dahi bilinmeyen bir kimseye aşık olduğunu iddia etmek körü körüne bağlanmaktan öteye gitmeyecektir. Hal böyle olunca da aşk sadece fiziksel görüntüye indirgenmiş olacak ve sevginin kalp ile ruh ile ilgili olan boyutu es geçilmiş olacaktır.

Bu durum aynı zamanda kişi aşık olduğunu iddia ettiği kimsenin gerçek kişiliğini tanıyıp da kimi olumsuzluklar ile karşılaşırsa ya hayal kırıklığına uğramasını ya da bu olumsuz yönleri göremeyecek kadar tutku içerisinde ise de zarar görebilmesine neden olacaktır. Bundan dolayı ilk görüşte aşka inanmak aslında aşkın varlığını yok saymaktan ibarettir. Bunun yanında ilk görüşte bir şeyler hissetmenin mümkün olmadığını söylemek de pek akla yatkın olmayacaktır. Ne de olsa ilk defa görülen bir kimse kendisini görenin gözüne fazlasıyla hoş gözükebilir, bu durum da kuşkusuz karşıdaki insandan hoşlanmayı beraberinde getirecektir.

 

Aşkta Karşılık Bulmak Önemli midir?

Aşık olmanın en güzel yanı bu aşk kavramının karşılıklı olmasıdır. Ne de olsa aşk iki kişiliktir. Hatta ünlü şair Attila İlhan dahi aşktan söz ettiği üçüncü şahsın şiirinde üçüncü şahıs olarak kendisini nitelendirmiştir. Başka bir deyişle aşk kavramını bu şiirinde sevdiği kadın ile diğer adama bırakmayı uygun görmüştür. Ancak gençlerde aşk bundan biraz daha farklılık arz edebilmektedir. Özellikle ergenliğin ilk yıllarında vücutta sivilcelerin de çıkmaya başladığı dönemler ilk aşkın habercisi olarak nitelendirilebilir. Bu dönemler daha ziyade gençlerin akıllarının farklı alanlara kaydığı, aşkta mantığın pek çok zaman bütünüyle terk edildiği ve karşılık beklenmeden sevmek suretiyle acı çekmenin deneyimlendiği dönemlerdir. Hatta bazı gençlerde bu acı öylesine yüksek seviyelere erişir ki adeta acı çekmek kişinin hayatının bir parçası haline gelir. Yani kişi mutlu olduğu zamanlarda hayata adapte olmada zorluk çeker. Şüphesiz ki bu durum uzun vadede kişilik bozukluklarına ve türlü psikolojik rahatsızlıklara da yol açabilecektir. Hal böyle olunca da gençlerin ebeveynlerine büyük sorumluluk düşmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar