2022'de Görüşmek Üzere!
Metehan Nazlı

Metehan Nazlı

2022'de Görüşmek Üzere!

25 Temmuz 2018 - 19:15

Rusya’da düzenlenen 2018 Dünya Kupası sona erdi. 64 maç geride kaldı ve  Dünya Kupası’nda hayal kırıklığı yaratanlar, sevindirenler, üzülenler ve gülenler oldu.

Dün oynanan ve bana göre son yılların en zevkli final maçı olan Fransa-Hırvatistan maçını kazanan Fransa, Dünya Kupası’nda şampiyonluğa ulaştı. Fransa tarihinde ikinci kez bu kupaya ulaşırken, Hırvatistan ise, tarihinde ilk kez final oynama başarısı gösterdi. Şimdi!  21. Dünya Kupası'ndan biz futbolseverlere ne kaldı? Önce hayal kırıklığı yaratanlar sonra sevindirenler. Son şampiyon Almanya, Mesut ve İlkay üzerinde kurduğu şuursuz baskı yüzünden maçları soyunma odasında kaybetti. Jenerasyon geçişini 2016'da İspanya gibi yapamadıklarından ve marka golcüleri olmadığından gruptan bile çıkamadılar. Bir önceki şampiyon İspanya ise milli takım hocasını yeni sezonda göreve getirdiğini açıklayan Real Madrid'e bozuk atıp göreve sportif direktörü Hierro'yu getiren federasyonunun kurbanı oldu. Hierro efsane futbolcuydu ama teknik adamlık koltuğu fazla büyük geldi. İspanya erken veda ederken Hierro da istifasını verdi. Sonra Uruguay çıktı sahneye. Arjantin, 'Dünya Kupası kazanamazsa Maradona'dan büyük olmaz' baskısı altında dördüncü turnuvasını oynayan Messi'den yine süper kahraman olmasını isteyince valizlerini erken topladı. 

URUGUAY DENİNCE TAKIM RUHU!

Uruguay takım ruhunu sahaya en iyi yansıtan takımdı. Kadro listesine çok sevdikleri barbeküyü 20 gün boyunca Rusya'da yapan şeflerinin ismini bile yazan Edison Cavani ve arkadaşları, 3.5 milyon nüfuslu ülkelerine yine başları dik döndüler. Gelelim Hırvatistan’a… 1998'deki efsane jenerasyonuyla yarı final oynayan Hırvatistan'ın bu turnuvadaki futboluna herkes şapka çıkardı. Dünyanın bir numaralı orta sahası Modric maestro gibi takımını yönetti. 

İngilizler bilirsiniz her büyük turnuvaya şampiyonluk iddiasıyla gelirlerdi ve dönüş biletini erken alırlardı. Yelek modasını geri getiren hocaları, futbolun altın kuralı olan 'atanın (Harry Kane) ve tutanın (Pickford) iyi olacak'ın hakkını veren kadrolarıyla futbolun doğduğu topraklardaki vatandaşlarına '1966 havası' estirdiler. 

Belçika da muhteşem bir jenerasyona sahipti ama hep bir soru işaretleri de vardı ceplerinde. İspanyolların hocası yoktu ama Belçika'nın İspanyol hocası Roberto Martinez'in akıl dolu taktikleri, annesi-babası futbolcu Eden Hazard'ın Kevin de Bruyne ile gözlerimizin pasını silen futbolu meşhur çikolataları kadar güzeldi.

VE ŞAMPİYON FRANSA!

Fransızlar tatsız bir futbolla başladıkları turnuvada "Ne kadro ama" haykırışlarının karşılığını ilerleyen turlarda verdiler. Bu jenerasyon, 2018 ve 2020 hedefiyle kurulmuştu. Mbappe'nin deparları, çok sevdiği Uruguay'a gol atınca sevinmeyen Griezmann öne çıkan isimlerdi. Teknik direktör Didier Deschamps öncülüğünde EURO 2016’da finalde kaybeden Fransa, bu sefer 2018’de şampiyon olmayı başardı!

İSTATİSTİKLER

Gol kralı 7 golle İngiliz Harry Kane oldu. Turnuvada en çok süre alan isim ise Hırvatların bir numaralı ismi olan Modric oldu. Başarılı orta saha oyuncusu 634 dakika ile turnuvada en çok sahada kalan isim oldu. 2018 Dünya Kupası’nda en çok gol atan takım Belçika oldu. Roberto Martinez’in öğrencileri oynadıkları 6 maçta tam 16 gol kaydetti. Rusya’da en çok golü kalesinde gören takım ise Panama oldu. Tarihinde ilk kez bu turnuvaya katılan Panama takımı, iddiası olmadığı turnuvada 3 maçta kalesinde 11 gol gördü.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar