Mia San Mia! Yani; Biz Kimsek Oyuz
Metehan Nazlı

Metehan Nazlı

Mia San Mia! Yani; Biz Kimsek Oyuz

05 Temmuz 2018 - 16:19

Futbol bilindiği üzere kitleleri harekete geçiren bir oyun. Sadece spor dalları içerisinde değil, dünya genelindeki bütün kategoriler temel alındığında en fazla seyirciyi içerisinde bulunduran güzel bir oyudur. Futbol, yüzyıllardır insanların tutkunu olduğu bir temaşa sporudur.

Futbolda gönül verilen takımlar insanlara doğal olarak aitlik hissi verdiği kesin. Öyle ki hiç tanımadığımız insanlarla bile yan yana yüzlerce maç seyrettim ve ait olduğum takımın tribünlerinde tanımadığım insanlarla gol sevinci yaşadım. Sadece sevinci değil, üzüntüyü de paylaştığımız durumlar oldu. Belki de ailemle bile hiç bu kadar üzüntümü paylaşmamışımdır. Çünkü futbol böyle bir oyundur!

İzlemekten, oynamaktan, yorumlamaktan ve en önemlisi okumaktan en çok zevk aldığım şey kesinlikle futboldur. 4 yıllık üniversite eğitimim boyunca onlarca ‘futbol’ üzerine yazılmış kitap okudum ve hepsinden ayrı ayrı zevk aldım. Mert Aydın’dan tutun da Ercan Taner’e, Bağış Erten’den, Haliç Kıvanç’a kadar birçok usta yazarın futbol ile alakalı birçok kitabını okudum ancak okuduğum kitapların bir tanesi bana köşe yazsısı yazmamı düşündürmezdi!

Futbol camiasında ve özellikle yorumcu alanında benim en çok sevdiğim bir isim olan Ali Ece, 2016 yılında çıkardığı “Ayak oyunlarından akıl oyunlarına futbol” adlı kitabı öyle ustaca yazılmış ki, hayranlıkla okudum. Futbolun finansal gerçeklerini ve özellikle pazarlama teknikleri ile oluşturulan algıları gözler önüne seren Ali Ece, Almanya futbolunun neden bu kadar geliştiğini ustaca kaleme almış.

Özellikle 2006 yılında Almanya’da gerçekleştirilen Dünya Kupası organizasyonun ardından Bundesliga ve alt lig takımlarının altyapıya yaptıkları yatırımlar Almanya’nın dünya futboluna ekol kazandırmasını ve dünyaya yön verdiği anlatılıyor.

Mia San Mia sözü Almanya’dan çıkma bir söz. Başlıkta da yazdığım gibi o sözün anlamı “Biz Kimsek Oyuz”! 2006’dan ve özellikle 2004’den sonra futbolda çıkış yakalayan Alman futbolu altyapıya yaptığı yatırımlarla ekol olmayı başardı. Hani Türkiye’deki genç futbolcuların yedek kulübesinde ve antrenmanlarda pişmesi bekleniyor ya, Almanya’da maç oynatılarak pişiriliyor. İşte aradaki en büyük fark bu! En büyük antrenmanın maç olduğunu bilen Alman sistemi, gençleri yavaş yavaş ısıtıp sürekli oynatarak geliştiriliyor. Biz ise, Türkiye’deki birçok genç yeteneği pişireceğiz diye ocakta fazla bekletip tencerenin altını yakmayı başardık.

Mia San Mia!

2006’nın ardından yeni bir yapılanmaya giden Almanya futbolunda egolar artık futbolu yönetemedi. Liyakate göre atamalar yapıldı ve bununla birlikte kimse kimsenin kuyusunu kazamadı. Biliyoruz ki, transferlere milyon Euro harcayan Türk futbolunda liyakatsizlik hat safhada olurken, Almanya’da bu paralar altyapıya ayrıldı. Yeni Alman futbolunda mütevazi işler yapmak önemli hal almaya başladı.

Bayern Münih’te “Mia San Mia” kulüp parolası olmuş durumda. Hatta bununlar ilgili miasanmia.com adlı bir internet sitesi de açılmış durumda. Bu parola Türkiye’de parasından başka hiçbir özelliği olmayan yöneticilerin “Kulüp değerlerimiz” gibi içi boş sözlerinden çok çok farklı. “Mia San Mia” parolası ile taraftarları ile bütün olan Bayern Münih, antrenmanlarının tamamını taraftarlarına açarak birlik ve beraberlik görüntüsü çiziyor. Hatta ve hatta antrenmanlara katılım birçok Süper Lig maçlarından daha fazla kitleye ev sahipliği yapıyor.

Taraftarlar ve futbolcular arasındaki ilişkiyi sağlamlaştıran, organikleştiren ve doğallaştıran bu gelenekte en önemli durum ise şu: Almanya Bundesliga’nın ara tatile girmesi ile birlikte herhangi bir Bayern Münihli bir futbolcu, mutlaka ve mutlaka bir Bayernli taraftarın evine misafir oluyor! Bizim ülkemize endekslersek eğer, Beşiktaş’ta oturan bir Beşiktaş taraftarısınız ve evinize Babel geliyor ve masaya oturup sizinle masaya oturup pilav ve salata yiyor.

Bayern Münih’te “Mia San Mia” parolası her şeyden önce geçmişini istikrarlı bir şekilde geleceğe bağlayan köprü vazifesinde ve bu parola Bayern yöneticileri tarafında şu sözlerle aktarılıyor: “Biz futbol kulübüyüz ve taraftarı, yöneticisi, futbolcusuyla hepimiz kulübün tarihi sayesinde var oluyoruz. Hepimiz bu kulübün gelişimine katkıda bulunduk ve ortaya çıkan değerleri hep beraber paylaşıyoruz.”

Bu durum nedir biliyor musunuz? Türk futbolunun en büyük saçmalığı olan “Ben yönetici olarak ne fedakarlıklar yaptım, siz taraftarlar bilemezsiniz. Zaten kaç kombine, kaç forma aldınız ki?” sözlerinin tam tersi bir durum. Bayern Münih’in ‘Mia San Mia’ modeli dünya futboluna rol model olurken, bizim yönet(emey)icilerin böyle ayrımcı sözleri bizleri daha fazla futboldan uzaklaştırıyor.

‘Mia San Mia’ kulübün geçmişi ile geleceği arasında köprü vazifesi görür niteliğinde. Dünya futboluna bunun gibi bir değer kazandıran Bayern Münih’e huzurunuzda teşekkür ediyorum. Sahiden de MİA SAN MİA!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar