Filistin Sorunu
Reklam
Ramazan Yumşak

Ramazan Yumşak

Filistin Sorunu

20 Mayıs 2018 - 07:25

Filistin veya Kudüs sorunu, bitmek bilmeyen bir sorun olarak yıllardır karşımıza çıkmakta ve bu gidişle de daha çok çıkacağa benziyor. Aslında bunun bir sorun olması veya bu sorunun çözülememesindeki en büyük neden batının değil, Müslüman devletlerin tutumudur. Zira yanlış izlenen bir politika ve çok eleştirdiğimiz batının boyunduruğundan kurtulamama gibi nedenlerle bu sorun uzun süre devam etmiştir. Özellikle yanlış izlenen politikalar da çözümden uzak kalınmasına neden olmuştur. İşin özü; oturduğumuz evin duvarı çatlamış, bizim İslam ülkeleri evi boyayarak çatlağı gidermeye çalışıyor. Çatlak boya ile kapatılır mı? Boya ile kapatılan çatlak, duvarın yıkılmasını engeller mi?

Önce sorun ve sorunun nedeni tespit edilmeli, sonrasında çözüme odaklanılmalıdır. Peki, bu sorunun kaynağı ve çözüm yolu nedir? Filistin sorunu İsrail Devletinin kurulması ile başlamıştır. Sorunun kaynağı İsrail devletinin kurulmasıdır ama sorunun devam etmesinin nedeni Müslüman devletlerin tutumudur. 1948 yılından beri sürekli genişleyen İsrail ve buna nazaran sürekli küçülen Filistin. Dikkat ederseniz İsrail devleti ve Filistin diyorum. Filistin devleti demiyorum zira ortada Filistin diye bir devlet yoktur. Bence asıl mesele de Filistin’in devlet olmaması veya olamamasıdır. İsrail 1948 yılından beri topraklarını genişletmeye ve zulmüne devam etti. Neden çünkü başka bir ülkenin toprağını işgal etmiyordu. Ülke olmayan bir yer ise kendisini savunamaz. Onu savunacak Müslüman devletler var ama bu ülkelerin bir araya gelmelerinin ve onu savunmalarının imkânı yok. İsrail başka bir devletin topraklarını işgal etmeyerek, olmayan devlet üzerinde yavaş yavaş ilerledi. Ortada bir devlet olmadığı için başka bir devletin toprağını ve egemenliğini gasp etmek diye bir şey de yoktu. İsrail ve ABD bunun çok iyi farkındaydı ve bence tüm planlarını buna göre hazırladı. Ülke değilsen kendini savunamazsın ve işgalci ülke sana saldırmakta bir mahzur görmez. Hele de arkasında dünyanın kabadayısı ABD var ise.

Eğer Filistin bir devlet olsaydı durum bu şekilde olmazdı. İsrail pervasızca başka bir devletin toprağına saldıramaz ve topraklarını bu kadar kolay genişletemezdi. Filistin kendini savunamadığı için diğer Müslüman devletler savunmakla görevlendirildi. Hani, bir kural vardır; herkesin yapması gereken bir görevi hiç kimse yapmaz diye. Burada da durum aynen bu şekilde oldu. Filistin’i ve Kudüs’ü korumak her Müslümanın veya Müslüman ülkenin görevi olduğu için hiçbir Müslüman onu korumadı. Dünyada 15 milyonu bulmayan Yahudi nüfusunun sadece 7 milyonu, 1.7 milyar Müslümanın gözünün içine baka baka istediğini yapıyorsa kimse kusura bakmasın. Eğer tek bir devlet 57 devlete rağmen istediğini yapıyorsa ve biz Müslümanlar ilk kıblemiz dediğimiz yere onlardan izinsiz giremiyorsak kimse kusura bakmasın.

Boş yere kimseyi protesto etmeyelim, sokaklara dökülmeyelim. Bu protestolar ne ABD ne de İsrail tarafından dinlenecektir. Onlar yine bildiğini yapacak ve istedikleri gibi hareket edecektir. Dünyanın diğer devletleri de bu protestolara aldırmayacaktır. Müslümanlar artık kola içmeyerek, kolaları sokaklara dökerek,  ABD ve İsrail bayrağı yakarak Filistin halkına yardım edemeyeceğini anlamalıdır. Hele hele de Facebooktaki paylaşımlarıyla hiçbir yere varamayacağını bilmelidir.

Filistin için tek çözüm Filistin Devletidir. Yapılacak en büyük iş Filistin’i devlet yapmaktır. Filistin’in devlet olması için de tüm Müslümanların İsrail ve ABD’yi protesto etmesi yerine kendi ülkesine Filistin’in bağımsız olarak tanınmasını sağlamaya çalışması gerekmektedir. Tüm Müslüman ülkelerde böyle bir protesto daha fazla ses çıkartacak ve liderlerinin Filistin karşısında sessiz kalmasını engelleyecektir. Zaten Türkiye ve birkaç ülke dışında halkın sesi çıkmıyor veya çıkamıyor. Birçok Müslüman halk belki de kendi ülkesindeki haberlerde yapılan bu zulümleri göremiyordur. Bu da ayrı bir acı veya gerçek. Kendi özgürlüğünü sağlayamayan bir halkın başka bir halkın bağımsızlığı için sokaklara dökülmesini beklemek beyhudedir. Tüm Müslüman halkların ilk vazifesi ülkelerine Filistin’i devlet olarak tanıtmak ve elçiliği Kudüs’e taşımak olmalıdır.

İşte o zaman dünyada ses getirir ve ABD ile İsrail zor durumda kalır. İşte o zaman kazanan Müslüman ülkeler ve Filistin olur. Eğer gerçek çözüm istiyorsak Müslümanlar olarak bunu yapmalıyız. Filistin devleti kurulmalı ve tüm çabamız bu uğurda olmalıdır. Yoksa içimizi ferahlatmak ve içimizdeki nefreti atmak için sokaklarda bağırmak, kola içmemek ve bayrak yakmak Filistinlileri kurtarmaz ve zulümleri engellemez. Bunu başaramadığımız zaman da ilerde Filistin diye bir sorun kalmayacak çünkü Filistin diye bir yer olmayacak. Bu yanlış politikalardan dönülmeli zira hiçbir yanlış yol, doğru yere götürmez. Zira motordaki arızayı kaporta boyayarak gideremeyiz. Kaportayı parlatmak aracı hızlandırmaz.

Müslüman devletlerin yöneticileri de işin kolay yolunu bulmuş. Suçlu ABD ve İsrail, halk da zaten onları protesto ediyor. Yöneticiler bundan fazlasıyla memnun, ülkelerin birlik içinde olup tek yumruk halinde hareket etmesi de imkânsız. En önemli ibadetlerden olan orucun başlangıcında bile birleşemeyen İslam dünyasının, Filistin ve İslam birliği konusunda birlik olmasını beklemek beyhude değil mi? Hayırlı Ramazanlar.

Not: Bu yazı İslam İşbirliği Teşkilatı toplanmadan önce kaleme alınmıştır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar