Semra Üstündağ

Semra Üstündağ

Hainle Kahraman Arasındaki İnce Çizgi…

21 Şubat 2018 - 19:42

Diplomasi: Türkiye’ nin kaybedecek zamanı kalmamıştır… Diplomasi bitmiştir… Şu aşamadan sonra Harekâta yalnız devam edecektir…  Sınır güvenliği Türkiye’nin sorunu olduğuna göre kimseden icazet - akıl almasına gerek yoktur.  Kendi stratejisini kendi oluşturabilecek kabiliyette ve yetenektedir… Diplomasinin fazlası da zarardır… Karşı taraf durmadan… ‘’Anladım… Anladım…’’ deyip durmadan oyalama taktiği uyguluyorsa o zaman diplomasiye ara verip Harekâtı başarıyla devam ettirmek… En rasyonel olanı yapmaktır… O aşamaya gelinmiştir…

Hainle kahraman arasındaki ince çizgi…

Brad Pıtt’in oynadığı Tibet’ te Yedi Yıl filminden bir örnek… Avusturyalı bir dağcı olan Heinrich Harrer’in Himalayalar’a tırmanma hedefi vardır. Dönemin faşist Alman yönetimi de dağcıyı bunun için desteklemekte ve dağcının giderlerini karşılamaktadır. Harrer 1939’da Almanlarla savaş halindeki İngilizler tarafından rehin alınır. Bir şekilde kaçmayı başarır ve Lhassa kentine ulaşır. Burada karşılaştığı Dalai Lama ve ondan öğrendikleri, dağcının tüm hayatını değiştirmek üzeredir. Dalai Lama henüz 14 yaşındadır… Harrer, budizmin felsefesi ile tanışmıştır. Harrer, Dalai Lama’dan çok şey öğrenir ve yardım eder. Dalai lama’da Harrer’dan çok şey öğrenmiştir. O sıralarda… Çin, Dalai Lama’ın topraklarını işgal etmek ister. Dalai Lama karşı çıkar. Ordusunu savaşa hazırlar… Ne var ki bakanlarından biri ihanet eder… Yani asıl düşman içerdendir… Film kahramanı Harrer şöyle bir cümle kurar… filmden bir replik…

‘’ Ölmeyi istediğim anlarda oldu ama işkencem utancın olacak… İşkencem hayatın olacak… umarım çok uzun süre yaşarsın… Kendi kültürünü satan biri kendi geleneklerinden söz etmemeli…’’ der ve… Tibet’ten ayrılır…

Fetö terör örgütü ve Pkk, Ypg, Pyd, terör örgütleriyle hükümet amansız bir mücadele vermektedir… Demek istediğim Fetö’nün ve Pkk, Pyd, Ypg’in uzantıları devlet kademesindeki bürokrasinin içerisinde olabilir… Hatta ana muhalefet ve diğer partilerin içerisine bile sızmış olabilirler… Hükümetin çok dikkatli olması gerekiyor… ‘’ Yani ayıkla pirincin taşını durumları…’’ Zaten Fetö denilen terör örgütü 2009- 2011 yılları arasında devletin içine sızma girişimleri olmuş, Allah’tan o zaman Sayın Tayyip Erdoğan bunu çabuk farketmiş kadrolaşmalarına müsaade etmemiş izin vermemiştir… Ama yine de tedbirli olmak gerekir…

Örneğin: o meşhur prensleri kimlerdir? Kimlere prens deniliyor… Başatları kim? Açıkçası Türkiye şu an bütün cephelerde mücadele vermektedir… Köşe yazarlarıyla muhalefetiyle ana ( yavru… ) muhalefetiyle mücadele etmek gerekiyor… Ayrıca Fetö, Pkk, Ypg, Pyd, adları her neyse… ( İzmir’in havası gibi durmadan değişiyorlar… Yani adlarını değiştiriyorlar…) Bütün bu terör örgütleri birlik olmuş şu anda Türkiye’ye saldırıyorlar ve bu örgütler birçok iş adamlarını kullandıkları gibi tiyatro ve sinema sanatçılarını ünlü olmalarına destek vererek terör faaliyetlerine devam edebilmek için maşa olarak kullanıyorlar… Bu bilinen bir gerçek… Türkiye’nin, Hükümetin farklı bir strateji geliştirip bütün alanlarda çalışması ve bunları devlet kademesinden hızla çıkartması uzaklaştırması gerekiyor… Şu aşamada hiç kimselere güvenmeyeceksin… Çooookkk çalışmak lazım çoookkk… Allah gücünüzü kuvvetinizi artırsın… Ne dersiniz! Gününüz sağlık ve başarılarla geçsin. Hoşça kalınız.

Mustafa K. Atatürk: Demokrasi esasına müstenit hükümetlerde, hâkimiyet, halka, halkın ekseriyetine aittir. Demokrasi prensibi, hâkimiyetin millete ait olduğunu, başka yerde olmayacağını iltizam eder. Bu suretle demokrasi prensibi, siyasi kuvvetin, hakimiyetin menşeine, meşruiyetine temas etmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar