"Daha çok üretip, daha çok iş yapacağız"

Başbakan Binali Yıldırım; 'Ortak platform, vatandaşa alın teri, emeği olan parasını güvenle kullanma imkanı getiriyor' dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Sheraton Otel'de düzenlenen Türkiye Ortak Kart Platformu İmza Töreni'nde konuştu.

Yıldırım, bu platformun harcama anlamına geldiğini söyledi.

Harcayacaklarını ama kazanmayı da ihmal etmeyeceklerini belirten Yıldırım, "Harcarsın biter, ondan sonra kara kara düşünürsün. Daha çok üreteceğiz, daha çok iş yapacağız, daha çok insanımıza iş bulacağız, ülkemizi kalkındıracağız, milletimizin refahını artıracağız. Ondan sonra da gerekli olan yerlere harcayacağız. İsrafta bulunmayacağız." ifadelerini kullandı.

Yıldırım, 6 güzide kuruluşun bir araya gelerek vatandaşın işini kolaylaştırmak için bir teknolojik araç geliştirdiklerini, bu platformda, 177 yıllık şanlı bir geçmişi olan PTT, 160-170 yıllık geçmişi olan Türk Telekom ile Turkcell, Denizbank, Vakıf Katılım Bankası ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin BELBİM şirketinin olduğunu belirtti.

Bu şirketlerin güçlerini birleştirerek böyle bir hizmeti millete vermek için bir araya geldiklerini anlatan Yıldırım, geçen yıl ekonomik kriz söylentileri ortaya çıktığında kamu ve özel bankaların bir araya gelip küçük orta işletmelere nefes aldıracak imkanları sağladıklarını anımsattı.

Hazırlanan platformun para transferi ve ödeme imkanlarını daha da kolaylaştırdığını, entegrasyon projesi olduğunu söyleyen Yıldırım, "Türkiye'nin neresinde olursanız olun. Belediye otobüsüne bineceksiniz üzerinizde bilet olmaz, onların ulaşım kartı olmayabilir. Cebinizdeki Türkiye Kart ile ödemenizi yapacaksınız. Cüzdanda, o kart bu kart derken 10 tane kart taşımak zorunda kalmayacaksınız. Tek kart ile her yere her ödeme şeklinde bu iş özetlenebilir. Böylece zaman israfına yol açan kayıplar önlenecek, bir de tabii ekonomide kayıt sistemi daha da güçlenecek." diye konuştu.

Yıldırım, esasında bu işin teknolojisinin 20 yıldan beri olduğunu, kredi kartının 90'lı yıllardan itibaren kullanıldığını dile getirdi.

Başbakan Yıldırım, elektronik ortamdan ödeme ve hizmet için, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde, kendisinin de İDO Genel Müdürü'yken BELBİM şirketine görev verildiğini hatırlattı. 

Ödeme işini jetondan çıkarıp otomatik hale getirmek için "AKBİL" diye bir sistem kurduklarını anımsatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üzerinden 23 yıl geçmişti. Biz buna yönelik ilk uygulamayı İDO'da başlatmıştık. O günden bugüne birçok alanda yerli, milli, bilgi iletişim teknolojilerini kullanarak birçok iş yapabiliyoruz. Vatandaşımız işini yapmak için devlet dairesine geliyordu. Saatlerce kuyrukta bekliyor, parasıyla rezil oluyordu. Şimdi gelmeden, gitmeden cep telefonu ve kredi kartı ile ödeme yapıyor. Bu alanda bir hayli mesafe katettik. Vatandaşın hayatı kolaylaştı. Gelişmenin, teknolojinin, yeniliğinin sonu yok, hayat durmuyor, devam ediyor. Şimdi başka şeyler var. Sanayi 4.0'dan, sanal gerçeklikten, robotik gelişmelerden bahsediyoruz. Daha da ötesi artık insanların değil eşyaların birbiri ile iletişiminden bahsediyoruz."

Bilişim yollarını daha da genişletmek, burada verilecek hizmetleri daha hızlı daha kolay şekilde yapma ihtiyacının olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti:

"Şu anda nüfusumuzun yüzde 40'ından fazlası banka hesabı kullanmıyor. Bu ne demektir? Sayısallaşmada, dijitalleşmede alacak çok yolunuz vardır. Perakende harcamaların yüzde 60'ı da hala nakit, cepteki para ile yapılıyor. İşte bu ortak platform, vatandaşa alın teri, emeği olan parasını güvenle kullanma imkanı getiriyor. Banka hesabı olmayan vatandaşlarımız da bu kartla iş yapar, ödemelerini yapar hale gelecek. İstediği zaman vatandaş sistem içindeki parasını en yakın noktadan çekebilecek. Para çekme imkanı da var. Banka hesabı olmayanlar cep telefonlarından para yatırabilecekler. Burada özellikle bir konu var. Bu bir kredi kartı değil, bana verilen bilgiye göre. Bunda, gidip borç para alma imkanı yok. Vatandaşlarımız kendi imkanlarıyla işlemlerini yapabilecek ve bu sayede gerek kart gerek cep telefonu kullanarak transferler, ödemeler gerçekleştirilecek.

İstanbul, Diyarbakır, Konya, Kars nerede olursanız olun. 'Bilet alın, Kars'ın ulaşım kartını alın.' Bunları aramak zorunda kalmayacak. Böylece Kars Kart meselesi de ortadan kalkıyor. Gurbetteki kızınıza, oğlunuza, akrabanıza tek bir işlemle havale yapacaksınız. Güvenlik ve maliyet çok önemli. Bu işleri en ucuz şekilde, komisyon olmadan yapacaksınız. Sayısal ortamda işlem yapılınca ekonomi de daha fazla kayıt altına girecek. Çok büyük faydaları var."


Başbakan Yıldırım, platform için emeği geçen, akıl teri dökenlere millet adına teşekkür etti.

Yıldırım, "Zeytin Dalı Operasyonunu yapıyoruz. Bugün altıncı günü. 'Bu operasyon başlarsa, Türkiye ekonomisi krize girecek, büyük sıkıntılar yaşayacağız' falan gibi kara propagandalar yaptılar. Türkiye, ülkenin güvenliği, milletin selameti için 40 yıldır buna benzer operasyonlar yapıyor. Biz terörle mücadeleyi bugün yapmıyoruz. 80'li yıllardan beri bu mücadeleyi hem yurt içinde hem yurt dışında gerçekleştiriyoruz." dedi. 

Türkiye ekonomisinin terörle mücadeleden etkilenmeyeceğinin altını çizen Yıldırım, "Hayatın normal akışı devam eder. İş yapmak isteyen işini, yeni yatırım yapmak isteyen, yatırımını yapar." ifadelerini kullandı. 


"Alçakların bütün mevzileri yerle bir edildi"

Pazar günü Çanakkale'de olduğunu hatırlatan Yıldırım, Çanakkale 1915 Köprüsü'nün inşasının tüm hızıyla devam ettiğini dile getirdi. Köprü ayakları için özel havuz yapıldığını ifade eden Yıldırım, 2019'dan itibaren köprünün yükselmeye başlayacağını bildirdi. 

Yıldırım, Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını vurgulayarak Türkiye'nin bir yandan vatandaşının güvenliğini koruyup huzurunu sağlarken diğer yandan da topraklarına göz diken, vatandaşların güvenliğine kast eden terör örgütleriyle amansız mücadelesini sürdürdüğünü söyledi. 

PYD/PKK'nın Kilis'e yönelik roketli saldırısına ilişkin Yıldırım, "Hemen arkasından gereken karşılık verildi. Bu alçakların bütün mevzileri yerle bir edildi. Biz dünyaya şunu anlatıyoruz. O camide toplanmış dua eden bu insanlardan ne istiyorsunuz alçaklar. Eğer, yüreğiniz yetiyorsa Mehmetçik'in önüne çıkın, onunla karşılaşın. Yapamazlar. Bunların işi gücü alçaklık. Nerede savunmasız bir insan varsa nerede sivil bir insan varsa ona zulmederler, onun hayatına kast ederler." değerlendirmesinde bulundu. 


"Amerika adına çok küçük düşürücü bir iştir"

Türkiye'nin durup dururken bu operasyonu başlatmadığına dikkati çeken Yıldırım şöyle devam etti:

"Güney hudutlarımızda oluşturulmaya çalışılan bir şer kuşağını, terör oluşumunu, sözde devlet oluşumunu yok etmek için bu operasyonu yapıyoruz. Bu haklı ve meşru bir operasyondur. Onun için de dünya da, Türkiye'nin meşru müdafaa hakkını teslim etmektedir. Üzücü olan 'müttefik' dediğimiz NATO'da, bölgede yıllarca beraber çalıştığımız bir ülke, artık terör örgütlerine sarılmış vaziyette. Çok acı ve vahim bir durumdur. Amerika gibi bir ülkenin terör örgütleriyle iş tutması, bölgede planladığı çalışmaları terör örgütüyle yapması hakikaten Amerika adına çok küçük düşürücü bir iştir.  Bizim bakımımızdan da böyle bir ülkenin yıllarca Türkiye ile birlikte çalışmış, NATO'da birlikte olduğumuz bir ülkenin NATO sınırlarını korumak gerekirken, NATO sınırlarını hedef alan silahlı oluşumlara örtülü, açık destek vermesi hakikaten akla ziyan bir iştir. Asla kabul edilemez."

Türkiye'nin güney hudutları boyunca, ister Fırat'ın doğusu ister batısı olsun, hiçbir terör oluşumuna izin vermeyeceklerini dile getiren Yıldırım, "Ülkemizin, milletimizin geleceğine, huzuruna, insanımızın can ve mal güvenliğine, bölgenin yeni kaoslara, sorunlara itilmesine asla rıza göstermeyiz." yorumunu yaptı. 


Zeytin Dalı Harekatının altıncı günü olduğunu anımsatan Yıldırım şunları kaydetti:

"Orada yaşayan masum Arapları, Kürt kardeşlerimizi, Türkmenleri canından bezdiren terör örgütünün 300'den fazla elemanı etkisiz hale getirilmiştir. Operasyon, planlandığı gibi gidiyor. Burada DEAŞ ve PKK ile mücadele ediyoruz. Adlarını ister YPG ister PYD koysunlar, biz onları biliriz. Hangi kılığa girerse girsinler, biz onları kırk yıldır biliriz. DEAŞ örgütüyle de en amansız mücadeleyi Türkiye yapıyor. Diğerleri lafını yapıyor. Amerika'nın DEAŞ ile nasıl mücadele yaptığını Rakka'dan, PYD'nin YPG'nin eskortunda DEAŞ'lıları silahları, mühimmatlarıyla nasıl yolcu ettiklerini bütün dünya gördü. Bu mu DEAŞ ile mücadele? Oradan çıksınlar da başka yere gitsinler. Gitsinler Mısır'da toplu katliam yapsınlar, camilere saldırsınlar. Türkiye'de eylem yapsınlar. Avrupa'ya gidip eylem yapsınlar. İnsanlığın başına bela olmaya devam etsinler."

Türkiye'nin yaptığının bu aymazlığı ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Bu operasyon, aynı zamanda DEAŞ'ın Akdeniz üzerinden Avrupa'ya geçişini de engelleyen bir operasyondur. Avrupa Birliği'nin sınırları Türkiye'den başlar. Eğer Türkiye'de sağlam durulamazsa bölgedeki istikrarsızlık, terör, kuvvetle Avrupa'ya da yayılır. Dünyanın her tarafına da yayılabilir. Onun için biz esasında sadece bölgenin değil, Avrupa'nın da güvenliğini sağlıyoruz." dedi.

Yıldırım, Türkiye'nin ekonomisi, yenilikçi çalışmaları, yerli ve milli projeleriyle hedeflerine kararlılıkla yürüdüğünü bildirdi.

"Ekonomi üzerinde dedikodu üretip buradan parsa toplamaya çalışanlar olduğunu" vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Trabzon Limanı'nın özelleştirilmesi yapıldı. Zaten daha önce özelleştirilmişti, borsaya açıldı. O da bir özelleştirme. Artık çok ortaklı bir şirket haline geliyor. Ne oldu? 7 kat talep geldi. İşte ekonomiye anlatan en güzel şey bu. Bir malınız var bir kişiye satacaksınız, 7 kişi 'ben alayım' diyor. Daha basitleştirerek söylüyorum. Bu, onun da ötesinde daha büyük bir şey. Bu da Türk ekonomisine güveni gösteriyor, Türkiye'nin geleceğine yatırımı gösteriyor."  

Yıldırım, Türkiye'nin son 15 yılda üç kat büyüdüğüne dikkati çekerek, onlarca yıldır üzerinde bulunan ölü toprağını atan Türkiye'nin her alanda gelişmesini, büyümesini sürdürdüğünü ifade etti.

Her dönem, "işi felaket senaryosu yazmak" olan bazı çevrelerin Türkiye hakkında kehanette bulunduğunu aktaran Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Girilen her yeni yılın Türkiye için zor geçeceğini, bu zorlukları artık bu sefer aşamayacağını söylemekten bıkmadılar, usanmadılar. Ama bu anlattıkları masallara ne millet inanıyor ne de yatırımcılar inanıyor. Önce sıraya giriyorlar, not düşürüyorlar. Sonra tekrar sıraya giriyorlar, not yükseltiyorlar. Bir aşağı, bir yukarı debelenip duruyorlar. Bu arada Türk ekonomisi de kararlılıkla büyümeye, gelişmeye devam ediyor."


"Türkiye'nin farkı bu"

Dünyada 2008'in sonunda başlayan krizin hafif kıpırdanmalara rağmen hala bitmediğini belirten Yıldırım, son 10 yılda dünyadaki 10 mega projenin 6'sını Türkiye'nin yaptığına dikkati çekti. Yıldırım, "İşte Türkiye'nin farkı bu." dedi.

Türkiye'nin 2017'nin üçüncü çeyreğinde dünyada büyümede açık ara öne geçtiğinin altını çizen Yıldırım, "Bunlar tesadüfi mi? Bu geleceği okumak, gelecek sıkıntıları görmek, gerekli tedbirleri almakla olur. Biz 2017'nin başında bütün tedbirlerimizi aldık, piyasanın ihtiyacı olan kararları gecikmeksizin aldık. Millet planını, projesini yaptı, yatırım ve büyüme planlarını yaptılar. Üretim durmadı, çalışma devam etti." ifadesini kullandı.

Başbakan Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde "Milli İstihdam Projesi"ni başlattıklarını anımsatarak, bir yılda 1 milyon 400 bin civarında vatandaşa yeni iş bulduklarına değindi.


"İki tane işimiz var"

Görevlerinin gençlere, kadınlara iş bulmak olduğunu belirten Yıldırım, şu görüşlere yer verdi:

"Biz oturup kart işi yapmayacağız, oturup makine imal etmeyeceğiz, telefon yapmayacağız, televizyon yapmayacağız, yerli araba yapmayacağız. Biz onu yapacak olanların ihtiyaçlarını göreceğiz, önlerini açacağız, önlerindeki engelleri kaldıracağız. Biz görevi böyle tanımlıyoruz. İki tane işimiz var. Dörttü, ikiye düşüyor. Neydi? Eğitim, sağlık, emniyet ve adalet. Şimdi ikiye doğru gidiyor. Niye? Eğitim ve sağlık artık özelde de yapılmaya başladı. Onlar da vatandaşın yapabileceği hizmetler arasına giriyor. Ama iki tane şey var bunları başkasına havale edemeyiz. Emniyet, adalet. Bütün dikkatimizi devlet olarak, hükümet olarak bu iki alana yoğunlaştıracağız. Diğer kısımlarda da yatırımcıların, vatandaşlarımızın önünü açacağız, onların ihtiyaçlarını karşılayacağız. Böylece ülkemizi 2023 hedeflerine, 2053, 2071 vizyonuna taşıyacak çalışmaları başarıyla yürütmüş olacağız."

Yıldırım, Türkiye Ortak Ödeme Platformunun millet ve kullanıcılar için hayırlı olmasını diledi, emeği geçenlere teşekkür etti.

Başbakan Yıldırım, temmuz ayından itibaren okulların tatile girmesinin ardından kartların piyasaya verilmeye başlanacağını kaydetti.

İmza törenine, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ile Türkiye Ortak Kart Platformu'nda yer alan şirketlerin yöneticileri katıldı.

Başbakan Yıldırım ve katılımcılar daha sonra aile fotoğrafı çektirdi.