İstifa etmezlerse ne olacak?

AK Parti Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı istifası beklenen başkanlarla ilgili konuştu.

Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi’ne katılan AK Parti Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

 

KURUMSAL TARAFIMIZ AĞIR BASAR

Yazıcı AK Parti'de istifası beklenen belediye başkanları için, "Biz kurumsal yapıya son derece önem veren bir partiyiz. Bir defa, bakış açımız itibarıyla bizim siyaset tarzımızda millete hizmet etmek, milletin sorunlarını çözmek, önündeki engelleri kaldırmak, hayat standardını yükseltmek, ülkemizi dünya, milletler arenasında muasır medeniyet düzeyinin üzerine taşımak.  Bugün şu pozisyondasın, yarın buradasın, öbür gün başka bir yerdesin. Biz başarıya odaklanmış bir siyasi partiyiz, kurumsal tarafımız ağır basar. Dolayısıyla bu süreçlerde ünitelerin hizmet üretimin beklenen hedeflere partiye taşımada gösterecekleri performans ve buna benzer ölçütler itibarıyla değerlendirmeler yapıyoruz, bu değerlendirmeler de önümüzdeki 2019’da yapılacak yerel seçimlerde bu alanlara yönelmiş eleştirileri vesaireyi de absorbe etmek amacıyla tasarruf ihtiyacı doğuyor, bu değerlendirmeleri yapıyoruz. O değerlendirmenin sonucu bu sözünü ettiğiniz belediye başkanlarımızla ilgili öyle bir görüş oluştu, bu da arkadaşlarımızla paylaşıldı." ifadelerini kullandı.

 

Yazıcı sözlerine şöyle devam etti;

 

USÜL BELLİ

"Belediye başkanlığı boşalırsa ne olur? Gene seçilen birisi geliyor, yani meclis üyelerinden seçebiliyorsunuz, dışarıdan oraya birini yapamıyorsunuz. İdareye verilmiş başka yetkiler de var, bir belediye başkanının suç isnadıyla hakkında kovuşturma, soruşturma yapılması halinde işte açığa alınır, o açığa alınma sürecinde işte.Bir atama yapılır veya kayyum atamasını gerektirecek bir pozisyon varsa, olgular varsa o zaman da kayyum atanır, kayyum da kim uygunsa idare eden seçilmişten, ya seçilmemiş bürokrattan bu atamalar yapılıyor, nitekim de Doğu’da, Güneydoğu’da bu tasarruflar yapıldı.

 

KURA ÇEKEREK BAŞKAN GÖNDERMİYORUZ

Özelikle büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri, büyük ilçelerle ilgili belediyeler  ve bütün ilçeleri de kapsayacak şekilde onların bütçe performansları, çalışmanın randımanı açısından, bütçe cari giderler dengesinin düzeltilip-düzeltilmesi açısından vesaire falan, kullanılan araç-gereç bakımından bunun performansını ortaya koyacak, bir fotoğrafını ortaya koyacak bir çalışma zaten epeyi zamandır devam ediyor. Bunlar gizli falan değil, yani kamuoyuna açıklanmıyor. Hiç yokken kura çekmek suretiyle, 5 tane belediyeden yerini boşaltmasını istemiyoruz. İstifa demiyoruz da yerini boşalt. Boşalt da işte meclisten doldurulsun vesaire falan. Dolayısıyla bir kura çekilerek yapılmış bir tasarruf değil yani. Ama muhalefet başka şeyler arıyor.

 

İSTİFA ETMEZLERSE NE OLACAK?

Bu söylendi, kamuoyu da duydu, bunların o boşaltma işlemini yapacaklarını bekliyoruz. Dolayısıyla o konudaki süreç bitmeden onun ötesinde bir şey söylemek istemiyorum, doğru bulmuyorum. Arkadaşlarım bu konuda çok geniş bir perspektifle değerlendirmek suretiyle gereğini kavrayacakları ve yapacakları kanısındayım. Yani partiyle, parti yönetimiyle,Genel Başkanla zıtlaşmayacakları kanısındayım, velev ki bu kendi aleyhlerinde olsun, yani empati yaptıklarında kendi aleyhlerine sonuç doğurabilecek, kendi algılarıyla alakalı negatif birtakım olumsuzluklara yol açacağını düşünseler dahi, parti yönetimiyle, partiyle, Genel Başkanla zıtlaşmanın reel politiğe uygun olmayacağı değerlendirmesini yapacakları kanısındayım.

 

ARKADAŞLARIMIZI HARCAMIYORUZ

Arkadaşlarımızı harcamıyoruz, ailenin içerisinde bunlar. Yani bizim kırmızı çizgilerimiz var, o kırmızı çizgi ihlalinde bulunmayan her arkadaşımız pozisyonu değişse bile bu ailenin içerisindedir, yani bugün şu pozisyondadır, yarın başka bir pozisyonda, belki yarın ondan daha önemli bir pozisyona gelecek. Yani hani biz durmak yok yola devam diyoruz, yani arkadaşlar durup bir yerde bekleyecek, orada kalacak da gerisi yürüyecek, böyle bir şeş yok, onlarla hep birlikte yürüyeceğiz, yani bakışımız bu. Dolayısıyla muhalefet partisi burada kendi siyaseti çerçevesinde bir çıkarma yapmak istiyor, o beyhude bir uğraştır diye düşünüyorum.

 

MEVLÜT UYSAL NASIL SEÇİLDİ?

Sayın Kadir Topbaş ayrıldığını, makamı boşalttığını kamuoyuyla paylaştı, dilekçesini verdi makam boşaldı. Ve İstanbul’daki o toplantı bizzat Genel Başkanımızın Başkanlığında gerçekleştirildi, biz de Genel Başkan yardımcıları, yani İstanbul milletvekilleri Genel Başkan yardımcısı, Genel Başkanımıza refakat ettik, orada İl Yönetim Kurulu üyelerimiz, Kadın Kolları, Gençlik Kolları, Büyükşehir Belediye Meclis üyeleri, çünkü o seçimi Büyükşehir Meclis üyeleri yapacak ve ilçe başkanlarımız, hep bir arada toplandık, istişare ettik, ondan sonra bunlara form dağıtıldı, o formda kimi istiyorlar bunları işaretlediler…Tabi, oradan Mevlüt Bey çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi olağanüstü toplandı seçim gündemiyle ve orada yapılan seçimde, zaten ilk iki oylamada 3’te iki çoğunluk aranıyor, 3’te iki çoğunluk olmadığı için 3’üncü oylamada Sayın Mevlüt Uysal büyük bir çoğunlukla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş oldu. Yani yerine atama olmuyor bu tür boşaltmalarda, yerine gelen kişi de seçilerek gelmiş oluyor" (HABER 7)