"Kahramanmaraş Modern Müzik'te başarılı"
Bilgisayar Programcılığı ve İşletme mezunu olmasına rağmen 15 yıldan beri kendini müziğe vermiş bir müzisyen Okan Kölebay. Bilerek ve isteyerek gitmemiş üstelik. Çünkü 'Ben müzik öğretmeni olmak istemiyorum. Müzik öğretmeni olup da okullarda öğrencilere flüt çaldırmak istemiyorum.
Müzik öğretmeni olmak müzikten tamamen kopmak anlamına geliyor” diyor. Kölebay’a göre müzik öğretmeni olunca insan müzikten soğuyor. O, müziği öğretmekle, icra etmek arasında fark olduğunu vurgulayarak, kendisinin müzikten zevk aldığını dile getiriyor.
O, “Kahramanmaraş’ta müzik gerçekten saklı kalıyor” diyor ve Kahramanmaraş’ta modern müziğin çıtasını yükseltmek istiyor. Sırf bu yüzden Modern Müzik Merkezi’ni açtı ve müfredatlı müzik eğitimleri veriyor. Müzik eğitimi almak isteyen 6 yaşında bile öğrencisi var. Rock müzik üzerine çalışmalar yapan, konserler veren Kölebay, Coşkun Sabah, İlkay Akkaya, Cevdet Bağca gibi ünlü isimlerle de çalıştı. Bir kısmıyla çalışmasını devam da ettiriyor.
Kahramanmaraş’ta genelde bağlama üzerine bir talep olduğunu söylüyor Okan Kölebay. “Fakat yeni nesil bağlamayı o kadar çok istemiyor” diyerek, gençlerin modern müziğe yöneldiğini ifade ediyor. Kölebay’a göre gençler televizyon dizileri ve kliplerden gördüklerinin etkisiyle biraz daha gitar, keman, piyano, üflemeli çalgılar, yan flüt ve klarnete ilgi gösteriyor. Kölebay, “Bunlar batı enstrümanıdır. Bizim Anadolu enstrümanı olarak bağlama ve türleri var. Vurmalı çalgılar, darbuka vesaire. Ama günümüz daha çok popüler müziğe yönelmiş durumda” diyor ve sorularımızı yanıtlıyor…
Neden Modern Müzik Merkezi açma ihtiyacı hissettiniz?
Bunlar üzerine eğitim veren disiplinli bir yer olduğunu görmedim. Ki burada birkaç yerde çok kısa bir süre yardımcı olmak amacıyla eğitim de verdim. Ancak disiplin yok. Olaya sadece eğitim değil ticaret amaçlı bakılıyor. Gerçekten bunu isteyen, niyet eden kişiler hiçbir şey öğrenemeden ya da yanlış şekilde öğrenerek devam ediyorlar. Genel olarak sıkıntı şu şekilde devam ediyor. Eğitim merkezlerindeki eğitmenlerin sürekli değişmesi öğrencilerin üzerinde çok ters bir etki yaratıyor. Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır derler. Enstrüman da öyle bir şey. Matematik gibi değil. Hepsinin farklı farklı tekniği vardır. Dolayısıyla öğrenci bir şey öğrenemeyecek.
Kaç sene oldu burayı açalı?
1 buçuk sene.
Modern Müzik Merkezi’nin diğerlerinden farkı ne?
Farkımız tüm ürünlerimizin dünyanın her yerinde bulunabilecek markaları barındırması. Bugün en ucuz gitarlarımız, en kötü gitarlarımız değil. En ucuz gitarlarımız alınabilecek, en ucuz kaliteli gitarlar. 240 liradan başlayıp şu anda 9 buçuk milyona kadar enstrümanımız var. Şu an vitrinlerimizde olan ürünler, İstanbul’un en büyük müzik mağazalarında da bir tek olan ürünler şu an bizde de bir tane. Bir sanatçının imzalı özel Amerika üretimi, Amerika’dan gelen, dağıtılan serilerden bir ürün var. Gitar çok farlı bir ürün. Bağlamada marka yok. Bağlama markasız üretildiği için iyi bir marka nerede üretilirse üretilsin üzerinde hiçbir marka yazmadığı için yüzlerce koyabilirsiniz işyerinize. Ama gitar öyle bir şey değil. Avrupa’ya ait bir ürün olduğu için özellikle elektrogitarlar. İnsanlar sanatçılarda gördükleri gitarların aynısını sadece internetten resimlerine bakabiliyorlardı. Amacımız vitrinimize koymak oldu. İnsanlar sadece resimlerine baktığı ürünlere gelip burada bakıyorlar, ellerine alıp inceleyebiliyorlar ve çalabiliyorlar.
İlgi nasıl peki? Kahramanmaraş galiba modern müziğe uzak?
Aksine. Veliler şu şekilde geliyor. ‘Ben çocuğumun bağlama çalmasını istiyorum da elektrogitar, keman diye tutturdu’ diyor. Artık olay tamamen değişti. Bunu biraz da özel okulların etkilediğini düşünüyorum. Çünkü özel okullarda artık sadece flüt çaldırma eğitimi yok. Enstrümanını seçme eğitimi var. Yani her öğrenci kendi enstrümanını seçiyor, kimi gitarı, kimi piyanoyu, kimisi üflemeli çalgıyı seçebiliyor. Medyanın, televizyonun etkisi oluyor. Çünkü artık müzik kanallarında türkü duyamıyoruz. Sadece yerel kanallarda türküler duyabiliyoruz. Genellikle hep bateriler, gitarlar. Şöyle bir şey de var pop sanatçılarının çoğu o parçada gitar çalmasa bile ellerine bir gitar alıyorlar. Bir özendirme durumu var.
Kahramanmaraşlı gençler modern müzik enstrümanlarında ne kadar başarılı?
Gayet başarılılar. Bunu parklarımızdan görebilirsiniz. Parklarda artık bağlama değil hep bir gitar ya da keman çalanları duyar görürsünüz. Ondan dolayı ben çok çok başarılı buluyorum. Buradaki eğitimimizde de zaten çalabilecekleri her şeyi çok geniş bir şekilde vermeye çalışıyoruz. Yani balık tutup vermiyoruz da balık tutmayı öğretiyoruz. Her şeyin altyapısını öğretip, üzerine her türlü parçayı çalıp söyleyebilecekleri şekilde eğitiyoruz.
Konservatuara da öğrenci yetiştiriyor musunuz?
Tabi ki. Yani şu anda bağlama üzerine de kursumuz var. Fakat onun dışında gitar, elektrogitar, basgitar, klasik gitar, keman, piyano, üflemeli çalgılar ve saksafon bunlar içerisinde.
Siz modern müzik enstrümanlarının yanında Anadolu enstrümanları dersleri de veriyor musunuz?
Veriyoruz. Modern bir müzik açtığınız zaman bunun içerisine bağlama da çalıyorlar. O yüzden, modern müziğin içine kattıkları için onu da katıyoruz. Sonuçta müzik aletlerinin hepsi birbirine bağlanıyor. Bugün bir klasik müziğin içerisine de darbuka katabiliyorlar. Değişik bir tarz yapabiliyorlar. Bir de müzik evi olduğunuz zaman müzik enstrümanı dışlamanız gibi bir durum olamaz. Burada tefimiz de var, darbukamız da var, bağlamamız da var. Ama herkes en iyi anladığı işi yapsa tüm işler çok düzgün gider. Biz o yüzden en iyi anladığımız işleri yapıyoruz Batı müziği üzerine devam ediyoruz.
İlk açıldığınız gün ile şimdiki arasında nasıl bir değişiklik var modern müzik açısından?
Maraş’ta zaten bu müziğe çok fazla bir ilgi vardı. Çok fazla talep vardı. Fakat çeşit bulamıyorlardı. Biz burayı açarak onları sadece şehir dışına gitmelerinden ve internete yönelmelerinden kurtardık. İnsanları buraya çekmeyi sağladık.
Risk değil miydi?
Bu aslında riskli bir iştir. Ciddi yatırımlar istiyor. En ufak enstrümana müzikle iç içe olmayan hiç kimse 9 buçuk milyon vermeyi kimse kolay kolay vermez. Batı enstrümanlarında da alıp teşhir olarak koymak gerçekten risk işi. Ama ben Maraş’ta kendi tanınmışlığımdan da yola çıktım. Çünkü üniversitede ve birçok yerde konserler veriyorum. Onun dışında şehir dışlarında sanatçılarla sahne alıyorum. Coşkun Sabah’a gitar çalıyorum, İlkay Akkaya’ya bateri çalıyorum. Cevdet Bağca ile çalıştım. Sanatçılarla sahne almamdan dolayı da bir tanınmışlığım oluyor.
Batı müziği eğitimi almak isteyenlere neler söylersiniz?
Batı müziği eğitiminde şöyle bir şey var. Sonuçta bugünkü türkülerin hepsinde de, pop müziğin hepsinde de çalınan akorlar ve notalar hepsi aynı. Sonuçta burada öğretilen gitarda ya da kemanda, piyanoda, üflemeli çalgılarda, bateride her parça çalınabilir. Türk Sanat Müziği de çalınabiliyor, Batı Müzikleri de, yabancı parçalar da çalınabiliyor. Bizim öğrettiğimiz enstrümanda sadece Batı parçaları çalınacak diye bir şey yok. Müziğin eğitimini çok kapsamlı veriyoruz. Her şeyi öğrenmeleri gerekiyor. Şu anda Kahramanmaraş’ta müfredata dayalı müzik eğitimi veren hiçbir yer yok.
Siz eğitimlerinizi müfredatla mı veriyorsunuz?
Evet müfredat üzerine hazırlanmış bir eğitim veriyoruz.
Müfredatı kim hazırlıyor?
Müfredatı ben hazırlıyorum. Aslında meslek olarak hiçbir zaman müzisyenlik yapmadım. Ben tekstil tasarımcısıyım. Uzun yıllar tekstilde çalıştım.
Müziğe ilgi nasıl oluştu peki sizde?
Babamdan. Babam da 30 yaşına kadar müzikle uğraştı.
Kaç yaşında başladınız müziğe?
Aslında biraz geç başladım. Normalde 8 yaşında müzik eğitimi başlar. Benim eğitimim 16 yaşında başladı. Müzik eğitimine 8 yaşında piyanoyla başlanması gerekiyor. Çünkü gitar kullanılırsa parmaklara baskı uygulamaktan dolayı parmaklarda hafif yamukluklar olabilir. Bateri çalmadan dolayı da biraz müziği tanımama olur. Çünkü nota yoktur bateride. Davul çalma gibidir. O yüzden 8 yaşında en iyi müzik eğitimi önemli. Bu müzisyen olması için değil. Müzik insana birçok artı şey katıyor.
Siz kendinizi alaylı olarak mı yetiştirdiniz?
Ben şu an ful nota eğitimli müzik yapıyorum. Fakat okulunu okumadım. Çünkü okulunu okuduğum zaman elde edeceğim şey müzik öğretmenliği. Ve ben müzik öğretmeni olmak istemiyorum. Müzik öğretmeni olup da okullarda öğrencilere flüt çaldırmak istemiyorum. Müzik öğretmeni olmak müzikten tamamen kopmak anlamına geliyor. Hiçbir müzik öğretmeni iyi bir müzisyen değildir. Müziği öğretebilmek çok ayrı bir şeydir. Müziği icra etmek çok ayrı bir olaydır. Ben müzikten zevk alıyorum. Müzik öğretmenliğinde müzikten soğuyorsunuz.
Sanatçılarla da çalışıyorsunuz, kendiniz de sahne alıyorsunuz. Peki kendinizi nasıl yetiştirdiniz? Babanızdan mı öğrendiniz? Yoksa özel ders mi aldınız?
Temel eğitimimi babamdan aldım. Sonrasında da kendimi geliştirdim. Benim başka hiçbir hobim yoktur. İskambil kağıt oyunları veya bir şeyleri, hiç birini bilmem. Tek hobim müzik. Profesyonel anlamda, notalı anlamda çaldığım klasik gitar, elektrogitar, basgitar ve bateri var.
O zaman müzik hem hobiniz hem de mesleğiniz?
Hobimdi. Sonradan mesleğim haline geldi.
Dersleri veren müzik eğitmenlerinizin donanımları nasıl?
Gaziantep Devlet Konservatuarı bölüm birincisi bizim piyano hocamız. Yine Sivas Müzik Öğretmenliği mezunu bir hocamız şan üzerine derece almıştır. Şu an şan eğitimi veriyor. Güzel Sanatlar Fakültesindeki müzik eğitmenleri yine aynı şekilde burada eğitim veriyor.
Kahramanmaraş’ta en fazla hangi eğitime ve enstrümana ilgi var?
Maraş’ta enstrümana ilgi birincisi elektrogitar, ikincisi bateri, klasik gitar üzerine. Gitar ve keman dönem dönem yarışıyor. Ama genel olarak gitar her zaman daha önde. Bağlamadan çok şu anda gitar eğitimi oluyor. Elektrogitar ve bateri biraz daha pahalı bir zevk. Çünkü elektrogitarların kendisi de pahalı, elektrogitardan ses çıkaracak aksesuarı da pahalı. Dolayısıyla eğitimleri de pahalı.
Çok küçük yaşta öğrenciniz var mı?
6 yaşında keman öğrencimiz var.
Böyle küçük kaç öğrenciniz var?
Gitarda 10 yaşında, 12 yaşında. Kemanda, piyanoda çok fazlasıyla var. 6 yaşındaki keman öğrencimiz 6 yaşına girecekti. Ailesi okuma-yazma öğrenmesini istemiyordu. Yani okul başlayana kadar öğrenmesini istemiyordu. Eğitimlerimiz notalı olduğu için öğrenemiyordu. Okula gitmeden okuma-yazma öğrenmek istedi. Öğrendi ve müzik eğitimine başladı.
Enstrüman satışı ile o enstrümanın eğitimi paralel mi gidiyor?
Değişkenlik gösteriyor. Mesela eğitim almak istiyorlar aynı zamanda enstrümanı da alıyorlar. Gitarı önceden alıp eğitimini almak isteyen de oluyor, önce eğitimini alıp daha sonra alan da. Bu doğrultuda açıkçası çok büyük değişkenlik gösteriyor.
Siz Kahramanmaraş’ın Batı Müziği’nde, Modern Müzik’te geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yani sizlerden müzik eğitimi almış insanlar kendisini yetiştirip, ilerde gerçekten bu eğitimi aldıkları için iyi müzisyenler çıkacak diyebiliyor musunuz?
Kesinlikle bunu düşünüyorum. Bunun dışında da zaten aileler çocuklarını gönderirken müzisyenliğin dışında hobi olarak yapsın, elinde bir hobisi bulunsun istiyor. Bir sanat icra ettikleri için çocuklarıyla gurur duyuyorlar. Ayrıca sahneye çıktıklarından dolayı insanların özgüveni ve cesaretleri artıyor. İnsanları sosyal yönden çok geliştiriyor müzik.
Müzik eğitimi almak isteyen çocuk ve gençlere vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Hayallerinde olan ürünler ve enstrümanlar, merak ettikleri ürünleri hiç çekinmeden gelip bakabilir, çalabilirler. Bunun için çok uzaklara gitmelerine gerek yok.
Okan Kölebay Kimdir?
1983’de Kahramanmaraş’ta doğdu. Bilgisayar Programcılığı ve İşletme mezunu.
“Müziği her zaman hobi olarak yaptım. Asıl mesleğim olan Desen Tasarımcılığında toplamda 8 yıl Özel şirketlerde Birim Şefliği ve Müdürlüğü yaptım. İşten arta kalan vakitlerde kendi adıma Rock Konserleri verdim. Ayrıyeten birçok ünlü sanatçılara konserlerinde müzisyen olarak eşlik ettim. 2014 yılında Vatani görevimi tamamlayarak ailemin yanında olmayı tercih ettim ve Kahramanmaraş ta Modern Müzik Merkezini açtım.”