Taşerona "hayır" kadroya "evet" dediler

Hak İş Konfederasyonu'na bağlı Öz Büro İş Sendikası ve Öz Sağlık İş Sendikası Kahramanmaraş İl Temsilciliği, düzenlediği 'Asıl işi yapıyorum kadromu istiyorum' konulu program ile 'Taşerona Hayır', 'Kadroya Evet' dedi.

Türkiye’nin kanayan yarası olan ve artık bir kangrene dönüşen Taşeron statüsündeki işçilerin sorunları Türkiye’de ilk defa Milletvekilleri, kurum amirleri, sendika yöneticileri, taşeron işçiler ve basının katılımıyla konuşuldu. Kahramanmaraş Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde Cumartesi günü düzenlenen programda taşeron sınıfına konan işçilerin sorunları ve kadroya geçiş hakkı konuşuldu.

Programın açılış konuşmasını ise ev sahibi konumunda bulunan Hak İş Konfederasyonu’na bağlı Öz Büro İş Sendikası ve Öz Sağlık İş Sendikası Kahramanmaraş İl TemsilcisiMurat Arifoğlu yaptı. İki sene öncesine kadar hiçbir söz hakkı olmayan taşeron işçilerin, hükümetin 2014 yılında çıkardığı yasayla birlikte sendikalı olma hakkına sahip olduklarını belirten Arifoğlu,“Türkiye'de taşeron işçilerin bayraktarlığını yapan Hak İş Konfederasyonu bünyesinde Öz büro iş sendikası ve Öz Sağlık İş Sendikası olarak iş kolumuzu tutan tüm kurumlarda örgütlenerek mücadelemize başladık.İş kolumuzu tutan kurumlar arasında Kahramanmaraş Kamu Hastaneleri Birliği bünyesindeki tüm hastaneler, Tıp Fakültesi Hastanesi, İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bünyesindeki taşeron işçiler olarak mücadelemize başladık.Haklarımızdan yararlanabilmek için bir buçuk seneden beri büyük mücadele vermekteyiz.Hükümetimizin taşeron işçileri gözardı etmediğini biliyor ve görüyoruz” dedi. Asgari ücretin yılbaşında artmış olmasının kendileri memnun ettiğini ifade eden Başkan Arifoğlu, şöyle konuştu: “Yeni torba yasayla birlikte sendikalı olma hakkının verilmesi ve bazı haklarımızın verilmesi bizleri sevindirmiştir.Ancak verilen haklar yeterli mi?Maalesef yeterli değil. Müsaadenizle bazı sorunlarımızdan bahsetmek istiyorum.Taşeron işçilere toplu sözleşme hakkının verilmesi,biz işçileri memnun etmiştir. Bizler, işçiler olarak üzerimize düşenleri fazlasıyla yapmış olmamıza rağmen bir buçuk seneden beri maalesef hiçbir aşama kaydedilmemiştir.Hâlbuki toplu sözleşmelerin yapılmasıyla işçiler olarak idari, mali ve sosyal birçok hakka sahip olacağımıza inanıyoruz.İşçilerin huzurlu çalışması işine de olumlu yansıyacaktır.Maaşlarımızı bir ay çalışıyoruz sonraki ayın 15’ine ancak alıyoruz. Bizler peşin alalım demiyoruz; ancak ay bitiminde hakkımızı da alalım istiyoruz. Peygamber Efendimiz,Hadis-i Şeriflerinde,‘işçinin hakkını alnının teri kurumadan veriniz’ buyurmuşlardır.Buradaki sorun, bakanlıktan paranın geç gelmesinden kaynaklanıyor.İdarecilerimizin,para gelir gelmez şirket hesapların aktardıklarını biliyor ve şahit oluyoruz. Yardımlarını her zaman görüyoruz, idarecilerimizin…Çalıştığımız kurumlarda aynı hizmeti vermemize rağmen personelin herhangi bir saldırı veya hakarete maruz kalması durumunda; kurum, kadrolu personeleavukat temin ederken biz,taşeron işçilere ise başının çaresine bak deniliyor. Yani çalışan işçilerin, bizler için sadece ismi var. Bizler, bu adaletsizliğin giderilmesini istiyoruz.”

 

Arifoğlu: Sorunlarımızın Ankara’dan çözülmesini bekliyoruz

Aynı işi yapmalarına rağmen kadrolu personelinher sene banka promosyonlarından faydalandığını ancak taşeron işçilerin böyle bir hakkı olmadığını kaydeden Hak İş Konfederasyonu’na bağlı Öz Büro İş Sendikası ve Öz Sağlık İş Sendikası Kahramanmaraş İl Temsilcisi Murat Arifoğlu, “Biz taşeron işçilerin ise maalesef böyle bir hakkı yok. Bize verilmesi gereken para şirketlere gitmektedir ve şirketler faydalanmaktadır. Tüm bu sorunlarımızın Ankara'dan çözülmesini bekliyoruz ve Ankara'dan çözülmesi gereken konular. Biz, buradaki idarecilerimizle sürekli istişare ediyoruz ve buradan çözülmesi gereken konuları çözmeye çalışıyoruz ve bizler için en önemli konu hepimize heyecanlandıran konu, kadro konusu… Bizler asıl işi yaptığımızda inanıyor ve kadromuzu istiyoruz.Mesela hastanın hastaneden girişinden çıkışına kadar yapılan tüm işlemler de biz varız.Poliklinik sekreterliği, danışma, hasta kabul,kat sekreterliği, satın alma, faturalama, arşiv…Yani her alanda biz varız.Asıl işi yaptığımız müfettiş raporları ile da tescillenmiştir.Bunlardan dolayı asıl işi yaptığımıza inanıyoruz.Temizlik biriminde çalışan arkadaşlarımız, güvenlik ve teknik serviste çalışan arkadaşlarımız,kurumunasıl işini yapmıyorlar mı? Ayrıca adı bilgi işlem, tıbbi sekreter,veri hazırlama personeli olarak geçen bizler,farklı adlandırmadan dolayı Çalışma Bakanlığı tarafından farklı iş kollarında gösterilmekteyiz.Bu yanlışın acilen düzeltilmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

 

“Bizler, tek bir çatı altında olmak istiyoruz

Bu yanlış uygulamadan dolayı aynı işi yapmalarına rağmen bazı arkadaşlarınBüro İş kolunda,bazı arkadaşların ise Sağlık İşkolunda gösterildiğine değinen Arifoğlu, tek bir çatı altında olmak istediklerini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:“Kamu Hastaneler Birliği'nde çalışan arkadaşlar olarak bizim 1 senemiz bu şekilde heba edildi.Önce sağlık iş kolunda, bir sene sonra Bakanlığın uygulamasıyla Büro İş koluna çevrildik.Kısaca bizler,asıl iş yardımcı iş ayrımı yapılmadan kamuda çalışan herkese kadro verilsin istiyoruz. Bizler devlet güvencesinde çalışmak istiyoruz. Bizler,devletine güvenen, inanan insanlarız.Tek amaçları açlık sınırı altında yaşamamak olan ve çocuklarına daha iyi bir yarın bırakmak isteyen insanlarız. Sayın milletvekillerimizden ve yetkililerden istirhamımız tüm bu sorunlarımızı, Ankara'da gündeme getirmeleri ve bizlere destek olmalarıdır.Her zaman ümitliyiz.Hükümetimize inanıyor ve güveniyoruz. Kader gayrete âşıktır. Bizler, mücadelemize devam edeceğiz.Birleşmek başlangıçtır,birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak ise başarıdır. Bizler, Kahramanmaraş'ta taşeron işçiler olarak bu birlikteliği sağladığımızda inanıyoruz.” Başkan Arifoğlu konuşmasınaÜstat Necip Fazıl'ın şu sözü ile son verdi:“Soruldu mu ne bilirsin diye; haddimi bilirim. Soruldu mu ne istersin diye haddimi bilir haddini isterim.”

 

Gülbaba: Kadro annemizin ak sütü gibi helaldir!

Öz büro iş sendikası Genel Başkanı Abdulbaki Gülbaba ise yaptığı konuşmada taşeron işçilere verilecek olan kadronun annelerin ak sütü gibi helal olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu: “Asıl mı yardımcı iş mi diye kıyametler kopartılan ama çok asil insanlar olduğunu bildiğimiz asıl işçi arkadaşlarım hepinizi Öz büro iş sendikası adına sevgiyle selamlıyorum.Bu toplantıyı tertip edenlere teşekkür ediyorum.Bu toplantıların hayırlara vesile olmasını ve o gönlümüzden geçirdiğimiz annemizin ak sütü gibi helal olan haklarımıza bize tez elden kavuşturmasını niyaz ediyorum.Hikâye şu:Her an vatan uğruna canını feda edecek kadar asil,vatansever olan taşeron işçileri, Türkiye'de büyük bir acı durum yaşanıyor.O kadar büyük haksızlıklarla karşı karşıyayız ki saymakla bitecek gibi değil.Bunlarıniye yaşıyoruz?Bunlar,bu ülkeye yakışıyor mu?Daha ne kadar bu haksızlık devam edecek?Derdimiz,sorunumuz, sorumuz o…Taşeron işçiliği çok kısa olarak Türkiyeçalışma yaşamının kanayan yarası. Taşeron işçiliği bir kangrene dönüştü.Taşeron işçilerini bana sorarsanız ne hukukta ne insaftane de vicdanda asla yeri yoktur.Taşeron işçiler, Türkiye'de yıllardır günlerininen güzel saatlerini; hayatlarının en güzel yıllarını bu kurumlarda veriyor olmalarına rağmen bırakın hak hukuku bir teşekkür dahi edilmiyor. Çünkü siz,ötekisiniz.Siz taşeronsunuz.” Taşeron işçilerin karşılaştıkları yığınlarca haksız durum karşısında sabretmesini bildiğini ve asla isyan etmediğini bildiren Gülbaba, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Siz,tıpkı bu hastanelerde ve diğer kurumlarda kadro diye nitelendirilen arkadaşlarımızın yaptığı aynı işi daha fazla yapıyor olmanıza rağmen onlardan daha çok çalışıyor olmanıza rağmen 10 yıldan fazladır her türlü haksızlığı yaşadınız.Ve bu haksızlıklara asla isyan etmediniz.Ahlakla,sorumlulukla hareket ettiniz.En nihayetinde de Ankara'dan bir şey beklediniz.Nasıl olsa bizim yöneticilerimiz bunu biliyor. Nasıl olsa çözerler; fakat aradan bunca zaman geçmiş olmasına rağmen bizim hem toplu iş sözleşmelerimiz hem de kadro beklentimiz konusunda Ankara'nın ne yaptığını bilemiyoruz. Kafalar çok karışık.”

 

Bulut: Kuruş değil, duruş sendikacılığı yapılmalı!

Kahramanmaraş Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreter Yardımcısı ve Mali Hizmetler Başkanı Murat Bulut da programda söz verilen isimler arasındaydı. Bulut, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: “Sağlıkta vizyonel bakış esasen artık çok paydaşlı sağlık sorumluluğu ilkesini beraberinde getiriyor. Çok paydaşlıktan kasıt tabii ki tüm tarafları bir araya getiren bu tür ortak akıl organizasyonları ki zaten sendikal mücadelede zaten esas olan bu tür meşru hak arama zeminlerinin her zaman için olması ve hakkın hukukun bu tür meşru zeminlerde üst seviyelerde aranması en büyük beklentimizdir.Kuruş değil,duruş sendikacılığı yaptıkları için Hak İş Konfederasyonu ve yöneticilerine teşekkür ediyorum.”

 

Kılıç: İşçinin ücreti alnının teri kurumadan verilmeli!

AK Parti Kahramanmaraş milletvekili İmran Kılıç, işçinin hakkının alnının teri kurumadan verilmesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:“Biz hepimiz birbirlerimizin kardeşiyiz.Hepimiz Adem'in çocuklarıyız. Hepimiz insanız. Allah (cc) birbirlerimize hizmet edelim diye rızık itibariyle, geçim itibariyle bizleri tabaka tabaka yaratmıştır. Dünya'nın çapı da böyle dönecektir.İşçi vardır, iş vardır, işveren vardır.Netice itibariyle hepimiz birbirimize hizmet ediyoruz.İşçinin görevi, işinin hakkını vermek; iş sahibinin işini emanet bilmek, işverenin de görevi işçinin ücretini hakkıyla ve alnının teri kurumadan vermektir. Bu inancımızın da inancımıza dayandığı medeniyetimizin de aslıdır, esasıdır.Değişmez bir kuralıdır.”

 

Çitil: Gündem,taşeron işçilerimizin yaşadığı sıkıntılar!

AK Parti Kahramanmaraş milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi sağlık Çalışma ve Sosyal işler Komisyonu üyesi Dr. İlker Çitil ise gündemin taşeron olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu:  Gündem, taşeron işçilerimizin yaşadıkları sıkıntılar. Tabii bu sıkıntıların çözülmesi gerekiyor. Ben sizlerle birlikte sahada çalıştım.Hastanede çalıştık,Sağlık Müdürlüğünde çalıştık. Siz sağlıkemekçilerimizle aynı havayı teneffüs ettik.Sizlerin çalışma koşullarını da başından bu yana bilen bir kardeşinizim.O yüzden sizlerin hakkını da orada savunma, hak adına daha da genişleme ve genişletme adına emek vereceğimizden hiç kimsenin endişesi olmasın.Özellikle sosyal alanda Çalışma bakanlığımızın bir takım kanun tasarıları var.Tabi direk tasarı taşeron yasasıyla yahut medyada aramızda konuştuğumuz bu konuyla direk alakalı değil.Ama farklı bir konuda gündemdeydi.Komisyonumuzda ele aldık. Yeni Türkiye'mizde Avrupa ölçeğinde gündemde olan fakat ülkemizde yeni olarak gündemde olan birtakım yeni terimlerin, ülkemizde yeni olarak kanunlara girdiği bir süreci yaşıyoruz.Özel istihdam bürosu,geçici iş ilişkisi daha önce esnek çalışma olarak bahsedilen fakat bu süreçte güvenceli esneklik çalışma olarak bahsedilen mevzuata girecek konular gibi çalışmalarımız oldu.Ve bu konuda alt komisyon kuruldu. Bu komisyonumuzda Sivil Toplum Kuruluşlarının görüşlerini aldık, geliştirdik.Taşeron yasasıyla alakalı olarak henüz komisyonumuza gelen bir çalışma yok.Fakat biz haliyle bu komisyonda olduğumuzdan dolayı hem Çalışma Bakanımızla hemSağlık Bakanımızla hem de Aile ve Sosyal Politikalar bakanımızla sık sık görüşüyoruz. Çalışma Bakanımızla birkaç görüşme yaptık.Bu konular dile geldi.Bakanımız gerçekten ekibiyle birlikte bir geniş çalışma yapıyor.Bakarsanız asıl işi yapan yapmayan normalde kısa bir tanım. Belki bir hafta ile 10 gün içerisinde bitecek bir çalışma.”

 

Güvenç: Aynı işi yapanlar aynı ücreti almalılar!

AK Parti Kahramanmaraş milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisi İçişleri Komisyonu Başkanı Celalettin Güvenç, yaptığı konuşmada aynı işi yapanların aynı ücreti alması gerektiğini ifade ederek şu ifadeleri paylaştı: “2002’nin şartları bugünkü Türkiye’de olsaydı sosyal patlama olurdu.Bizim inancımız, aynı işi yapıp farklı maaşları almayı kabul etmez. Aynı işi yapanlar aynı ücreti almalılar. Hükümetimiz, dar gelirli insanlar için adeta bir devrim yaptı.Dünya 3 boyutlu yazılımları konuşuyor. Uzayın derinliklerini keşfediyor. Ama bu fakirliğin gözü kör olsun bizi birbirimize düşürüyorlar. Aslında sizin sorununuzla Diyarbakır’da şehit olan kardeşimizin yaşadığı sorunlarla arasında çok yakın bir bağ var. Eğer bu ülkenin işsizliği yüzde 5 olsaydı, Türkiye hedeflediğimiz dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girseydi bu bölücü örgüt fakir Kürt çocuklarını ölüme gönderemeyecekti. Çünkü herkesin işin gücü olacaktı.”

Toplantıya AK Parti Kahramanmaraş milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisi İçişleri Komisyonu Başkanı Celalettin Güvenç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet İlker Çitil,AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç, Öz Büro İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Abdülbaki Gülbaba ve Öz Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, Öz Büro İş Sendikası Genel Başkan yardımcısı Remzi Karataş, Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı ve Mali Hizmetler Başkanı Murat Bulut, Hak İş Konfederasyonu’na bağlı Öz Büro İş Sendikası ve Öz Sağlık İş Sendikası Kahramanmaraş İl Başkanı Murat Arifoğlu katıldı.

KAHRAMANMARAŞ'TA BUGÜN GAZETESİ / KENAN ONARAN