Türk Ocakları Kahramanmaraş Şubesi tarafından her hafta düzenlenen sohbet etkinliğinin bu haftaki konuğu Araştırmacı-Yazar Abdulbaki Günışığı oldu. Öğretmenevi yanında bulunan Kıraathanede gerçekleşen etkinlikte Türkolog Macar Gyula Nemeth’ın hayatı ve yaşantısı anlatıldı.
Yazar Günışığı, Ayrıca Macarların bugünkü yurtlarına gelmeleri ve etnik kökenlerinin oluşumlarıyla ilgili çarpıcı ifadelerde de bulundu. Kürtlerin ise gerçek Türk boylarından geldiğini belirtti.
İşte Günışığı’nın ayrıntılarıyla anlattığı o konunun detayları; “Nemeth bu çalışmalarında Türklük biliminden faydalandı. Macarlığın oluşumunu Türklük bilimi ile aydınlatmaya çabaladı. Etrafındaki kendisinden önceki ilim adamlarının ısrarlı finugor tezinden etkilenmekle beraber yönünü hemen hemeh hiç değiştirmedi.Doğduğu şehrin adı olan karcag Türkçe dir. Manası ise karlı yer, karlı mekan v.s dir. Nemeth ilkokulda çok kısa bir zaman içerisinde Türkçe öğrendi. Macarcanın hala bu gün dahi Türkler için kolay bir dil olmasının sebebi ne ise Macarlar içinde Türkçenin kolay öğrenilmesindeki sebeb aynıdır. Kökleri bir olan diller , aslında sadece değişik lehçeler ve ağızlar giidir. Daha onaltı yaşında iken 1907 yılında istanbula geldi. On altı yaşında bir gencin doğu ve Türkler ile ilk teması hayatı boyunca yapacağı çalışmalarda etkili oldu. Ertesi yıl bir daha gelip Aydın, İzmir ve Şahancıları ziyaret edip, yörükler arasında çalışmalar yaptı.
Nemeth daha sonra Tunguzca, Mançuca(rahmetli barış manço’nun soy ismi, mancı Türkçede hem mançuryayı meydana getiren boyun ismini ve hem de bir meslek gurubunu gösterir)ve Tatarca hakkında araştırma yapmak üzere doğu sibirya gezisine çıktı. Nemeth’e göre Türk ve Moğol dillerinin bariz ve kurallı uyuşmaları, dil arkabalağının değil, çok eski alıntıların sonucudur. Burada yanıldığını söylemek zorundayım. Bu gün Moğollar ile çok eski akrabalar olduğumuz herkesin kabul ettiği bir gerçektir. Cengizin mensubu olduğu kabile Moğol isimli bir milletin değil, Moğol boy isimli bir tatar kabilesinin ismi idi. Zamanla bu Moğol boy ismi cengiz ile beraber hareket eden bütün Türk ve tatar boylarının ortak ismi olmuştur.
Nemeth yaptığı araştırmalar ile Macarların kadim yurtlarını bu günkü Başkurt ve Çuvaş yurtlarının olduğu yere nispetlemiştir. Bu nispetlemede aslında Macarların Türk olduğuna yeter delil olmalı idi. Bu gün Türkistan’ın birçok yerinde Macar kabile ve yer isimleri Macar isminin menşeini de uzakta aramamak gerektiğini göstermeli idi. Maraş’ımızda Macartay soy isimli aile olduğu gibi yurdumuzun bir çok yerinde Macaroğlu isimli aileler vardır. Bilindiği üzere çuvaş dili hem macar dilindeki eski Türkçe kelimeler bakımından, hem de Türk dili ve Altay dillerinin karşılaştırmalı dil bilimi açısından önemlidir.
1930 yılına kadar doğu dilleri kursunun ismi, Nemeth’in tavsiyesi ile Türk filolojisi ve eski Macar tarihi olarak değiştirilmiştir. 1916’ da tekrar faaliyetine başlayan Turan cemiyetinde çalışmalara katılmış ve 1918 yılında çıkarılan Turan dergisine katkısı çok olmuştur. Bu dergide Macar, Türk, Bulgar kardeşliği ilmi olarak çalışılmıştır. Bu dergiyi çıkaran komite 1. Dünya savaşında esir olan Fin-ugor, Türk ve Oset dillerini konuşan askerlerden dil bilimi ve folklor malzemeleri derlemiştir. Osetler demişken onlardan bahsetmeden geçmememiz gerekmektedir. Bu Kıpçak Türk boyu, bu gün Maraş’ımızda Kuşha ismi ile kendilerini bilen ve Maraşlıların Çerkes olarak kabul ettiği ve Maraş Müdafai hukuk cemiyeti başkanı Merhum Gazi Arslan Toğuzata (oğuzata, tokuz ata) beyin mensup olduğu kabiledir. Doğu Türkistan’dan yüeçi ismi ile ayrılan ve tarihin kaydettiği büyük Türk devletlerinden Kuşhanlı Devletini kuran ve daha sonra kuzey Kafkasya’ya göçen ve başta alan, Oset, Asetin ve Kuşha olarak bildiğimiz ve Asya’ya adını veren as’ lar olan insanlardır. Bu kabile Kuşhanlı devleti olarak bulunduğu yerde diline aldığı farsça ve Hintçe kelimeler dolayısı ile bugün Kafkas dilleri gurubuna girmeyen ve İran’i diller içerisinde sayılan bir dil konuşmaktadır. Macarcada bu Oset dilininde katkıları vardır. Türkçesini geliştirmek ve Macaristan’da konuşulan Türkçeye mesnet olduğunu düşündüğü lehçe ve ağızlar için sıksık Bulgaristan’a, Vidin ve Deliormana seyahat etmiş, Arnavut ve Boşnak ağzı Türkçesi üzerine çalışmalar yapmıştır. Son Macar dilindeki Türkçe kelimeler için ayrıca Osmanlı Türkçesi üzerine çalışmalar da yapmıştır.
1940 yılında Macaristan’da yayınlanan bir kitapta Nemth, Avrupa Hunlarının yönetici kısmı ve büyük bir ihtimalle asıl hun kavmi Türk dilli idi, daha doğrusu Türk’tü fakat dengizik kelimesinde z sesinin tanıklığına bakarak da Bulgar Türklerine dahil değillerdir tespitini yapmıştır. Görüldüğü gibi ‘r’ Türkçesi ile ‘z’ Türkçesi arasındaki fark kelime sonlarındaki harftir. Buna karşı çıkanlar ve Finugor iddiasını ortaya atanlara göre sadece yönetici tabakası Türk idi. Halkın tamamı Got, Cermen ve Slavlardan oluşuyordu. Bugün Rus’ların kullandığı Rus ismi İskandinav köylüsünün ismidir. Slavlara yönetici olan bu Ruslar daha sonra isimlerini bütün Slavlara kabul ettirmiş ve aralarında çok büyük Kıpçak Türklerini de eriterek bugünkü Rusları meydana getirmişlerdir. Fakat Slavlık unutulmamıştır. Tam da işte burada Macarlarda da Türklüğün asıl olduğu hiç bir zaman unutulmamıştır. Avrupa’da, Asya’da bulunan Buyla, Göktürk, Hazar v.s runik yazıtları ve Codex Cumanicus gibi eserler bunların Türkçe okunması ve Türkler tarafından yazıldığının anlaşılması Macaristan’da bulunan Saint Mikloş hazinesindeki yazıların okunuşu, aradaki kan bağını güçlendiren unsurlar olmuştur. Nemeth’e göre Macarların bu günkü yurtlarına göç etmeden önce içerisinde yaşadıkları tarihi çevreyi Onogurlar, Sabirler ve Göktürkler meydana getirmişlerdir. Kaynakların Macarlara verdiği isimleri Macar-Türk ilişkisinin en önemli hatıraları sayılıyordu. Bunlar Onogur (ungar ve Hungar) Sabir (savartoi asfaloi) ve Türk (çoğu yunan ve arap kaynaklarında macarlardan Türk olarak bahsedilir). Savartoi Asfaloi ( Konstantin Porphyrongennetos’ta macarlar böyle isimlendiriliyor).
Nemeth Macar boy isimlerini de şöyle sıralıyor. 1-kabar= Başkaldıran, ayaklanan manasındadır. Kabarların Türk olduğunu bütün Türkologlar ve Nemeth kabul etmiştir. Bu gün Türkiye de Çerkes boyu olarak bulunan bu Kıpçak boylu Türkler kendilerini Kabartay ve Çerkes olarak on iki Adıge boyu içinde kabul etmektedirler. Bu kabullerinde de haklıdırlar. Sadece Türk olduklarını unutan bu kardeşlerimiz aslında Adıge isminin nereden geldiğini bilseler idi Türklük ile bağlarını muhafaza edebilirlerdi. Adıge boyunun on iki oymak olması, onların Türklerdeki onikili veya yirmidörtlü teşekkülleri de görerek bir tespitte bulunabilirlerdi. İkincisi isimlerini aldıkları Edigey Mirza Bahadır Altınordu devletinin zaafa düştüğü yıllarda öne çıkan yiğit bir Mirza idi ve bu insanlar onun neslinden ve yakınındaki Türk boylarından meydana gelmişlerdir ve onun ismi etrafında on ki boylu bir teşekkül kurmuşlardır. Edigey Mirza Bahadırın hayatı ile ilgili olarak Edigey destanı yazılmıştır. Edige ismini muhafaza eden bu Çerkes boyları, Edigey Mirza Bahadırı ve onun akrabası olduklarını unutmuşlardır. 2- Nyek (finugor kökenlidir demiş) avlak, çitle çevrili yer manasındadır. Oysa bugün bu kelimenin Türkçe olduğunu herkes biliyor. İn, incek veya inek her şekilde yer, içine girilecek küçük mağara, çevrili yer demektir. Bu da bu boyun Türk olduğunu gösterir.3- Megyer(macar) Macarların, Otsyakların, Vogulların eski ortak ismi olan mansi ve iyelik eki ile adam manasına gelen er, eri Türkçe ek ile Macar kelimesi oluşmuştur, der. Oysa Macar yer ismi ve insan ismi hala Tükrkistan coğrafyasına yaşamakta ve günümüzde Maraş’ımızda Macartay soy isimli bir aile ve ayrıca birçok vilayetimizde Macaroğlu soy isimli aileler yaşamaktadır. Bu da Macar isminin gene Türkistan kökenli bir boy ismi olduğunu gösterir. Macarları Türklüğe dahil etmek istemeyen Avrupalı müsteşriklerin uydurduğu finugor menşeli olmak uğruna gerçekler çarpıtılmış ve nemeth’ te etkisinde kalmıştır. Kelimenin kendisi mansi den man olacak olsa Man kelimesi Türkçede adam demektir. İkinci ek kelime ise er veya ar ise oda Türkçede kişi, er kişi demektir. İki tane Türkçe kelimenin yan yana geldiği bir kelime için finugor kökenlidir Türkçe ek almıştır iddiası komik olmakta ve Türk düşmanlarının Macar kardeşlerimizi bizden uzaklaştırmak içini gösterdiği gayreti gözler önüne sermektedir. 4- Kürt, Nemet Kürt isminin Macarcada kar kürtünü demek olduğunu yazar. Kürtlerin Türk olduğunda bütün Avrupalı Türkologlar ittifak halindedir. Bütün Macar boyları içinde Türklügü tartışılmayan boylardan birincisi Kürt’lerdir. Buna bende katılıyorum. Kürt ismi Anadolu ve Türkistan coğrafyamızda da kar yığını, düşmeye hazır kar birikimi, çığ olmak üzere olan kar yığını ve aynen Macarlar gibi karın yığılmış haline bizlerde kar kürt yapmış veya kar kürtük yapmış deriz. Bugün doğu ve güneydoğumuzda , Horosan’da ve Afganistan da bulunan bir kısmı kurmanca (kurtadamca) lehçesini konuşan bu Türk boyu, Macarların on boyundan birisi olarak tarihteki yerini almıştır. Türkiye’mizde nerede ise Yüzelli yıldan beri Türk düşmanları tarafından bizzat bize karşı kullanılmaya çalışılan bu Kürt boyu, Fars ve Arap dillerinin etkisi ile bugün karma bir dil konuşmakta ve bu dilin suiistamali ile sanki Türklerden ayrı bir milletmiş gibi bizden ayrılmalarına ve vatanın bölünmesinde bizzat bu kardeşlerimizden yararlanmaya çalışılmaktadır. Doğudaki bütün Türkmen ve Kıpçak boylarının büyük bir kısmı da zaman içerisinde bu Kürt boyunun konuştuğu lehçe ile konuşmaya başlamış ve zaman içerisinde Türk düşmanlarının yoğun propagandası altında kendilerini başka, Türk’ten ayrı bir millet zan edenlerin çoğalması ile ayrılık havası esmeye başlamıştır. Oysa Macaristan’da konuşulan dilde dahi aynı Farsçanın etkilerini bugün görmemiz mümkün. Karma diller milletlerin birbirine yakın yaşadığı coğrafyanın kaderidir. Konuşulan diller her zaman ayrı bir milleti işaret etmez. Bir dilin müstakil bir dil olabilmesi içinde rakamlarının kendi dilinde olması lazımdır. Kürtçenin bütün rakamları Farsçadır. Kendisi üç dilin karması iken rakamlarının farsça olması Kürtçenin iddia edildiği gibi müstakil bir dil değil, Türkmenlerin geliştirdiği karma bir dildir. Birde buna Türklerin kurdukları onlarca devletin resmi dilinin farsça olmasını ekleyince ortaya vahim bir tablo çıkmaktadır. İşte o etki ile tıpkı Macarların konuştuğu karma dil gibi Horasandan itibaren bir çok Türk boyu da karma bir dil olan ve Kürt boyunun önderlik ettiği bu dili konuşmaya başlamış ve bu gidişe kurduğumuz bir çok devlet resmi dilinin farsça olmasının etki etmesi ile bugün Türkistan’da Türklerin Türkçeden daha çok Farsça ile konuşup, okumasını getirmiştir. Tacik denilen aslı Özbek olan millet bile Farsçanın etkisi ile büyük Türk topluluğundan kopan Kıpçak kardeşlerimizdir. Hala bu lehçeleri konuşan kardeşlerimizin kullandığı insan ve yer isimleri ile günlük işlerinde kullandıkları alet ve edavatın isimlerinin Türkçe olması bunun en büyük örneğidir. Kardeş kavgasını bitirmek için çırpındığını söyleyen devlet büyüklerimizin hiç birinin bu bilgilerden haberi olmadığı gibi, büyük propaganda altında kendilerine ulaşan doğru bilgileri de, olmaz kardeşim asimilasyona karşıyız, Kürtler ayrı milletti onlarında hakları vardır gibi laflar ile mesele sulandırılmakta ve araya kan da girdikçe içinden çıkılmaz bir hale gelmektedir. Yazımın başlığında Kabar ve Kürt boyunun isimlerini kullandım. Bugün bu iki boydan Kabarlar kendilerini Çerkes ve Türk’ten ayrı bir millet zannederler iken, Kürtler ise aralarına kattıkları milyonlarca diğer Türk boyları ile aziz Türk milletinin kaderini etkileyecek ayrılık rüzgarları estirmektedirler. Bu tablodan hoşlanan ve sevinen sadece Türk düşmanları olmaktadır. Devletimizi yönetenlerin bu mesele hakkında bilgisi olanları dikkat almaları, sadece Vatanımız için değil Ortadoğu’nun kaynayan kazanından en büyük ateşin birisinin de söndürülmesi olduğunu bilmelidirler. 5- Gyurmat, yorulmaz demektir. Gayrat kelimesine benzemektedir. Yormati okunmakta ve Türk asıllı olduğu kabul edilmektedir. Yormati okunuşunun yorulmaz kelimemizden neşet ettiği ortadadır. Yörük kelimesini de hatırlatmaktadır. 6- Tarjan- Tarkan, Tarhan (kral naibi) Türkçemizde de aynı manalalardadır. Tarhan hem isim ve hem de soy isim olarak hala yaşamaktadır. Tar bölüm, kısım manasında Han veya Khan ismi ise yönetici demektir. Kelimenin manası bazı an binbaşı veya yüzbaşı olarak kullanılmıştır. Bölüm veya kısım hanı demektir. 7- Jenö,(inak, vezir) can manasındadır aynı zamanda. Macarlara katılan son Türk boylarından olduğu kabul edilir. Bu da yeni manasını verir. Son katılan yeniler anlamında yeni.8- Ker,(dev, iri) Kur, gur,Kar,Gar isimlerinden Türk demek olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda keri geri demektir. Ordunun gerisini tutanlar. 9-Keszi, (parça, kırıntı, kesik) Türkçede de aynı manalardadır.
