Balıkesir ve Gaziantep’ten Kahramanmaraş’ı gezmek için gelen misafirler kente hayran kaldı. Şairler Evi’nde aşıklık ve ozanlık geleneğini yaşatmaya çalışan Ozan Nuri ve Ozan Rıza Çifti’nin türkülerini dinleyen misafirler Kahramanmaraş’ta aşkın farklı yaşandığını söyledi. Kenti gezen ve tarihi dokusundan oldukça etkilenen Balıkesir misafirlerinden Çiğdem Akay “Maraş’ı Türk Milletini temsil eden bir şehir olarak gördüm. Tam milliyetçi ve tam bir Türk şehri. Çok sevdim ben. Bundan sonra daha sık geleceğiz” dedi.
“BURASI TÜRKÜNÜN HARMAN OLDUĞU YER”
Misafirlerin severek dinlediği Şairler Evi’nin ozanlarından Ozan Nuri, amaçlarının sazla-sözle kenti anlatmak olduğunu söyledi. “Kahramanmaraş Türkiye’nin her türküsünün buluştuğu yer. Burası türkünün harman olduğu yer” diyen Ozan Nuri gelenlere Maraş türküsünün yanında diğer yörelere ait türküler de söylediklerini ifade etti ve şu sözlerle devam etti: “Gelenlere Maraş’ın türkülerini söylüyoruz. Sesimizi duyan buraya geliyor, bizi dinliyor. Okullarımızdan grup öğrencilerimiz geliyor. Onlara ozanlık kültürünü anlatmaya çalışıyoruz.”
“AŞIK MAHSUNİ ŞERİF’LERİN YETİŞMESİ LAZIM”
Ozanlığın kaçıp gittiğini düşünen Şairler Evi’nin diğer ozanı Rıza Çiftçi de ozanlık ve aşıklık geleneğini yaşattıklarının altını çizerek, “Kahramanmaraş’tan ozanlık kaçıp gidiyor, tutamıyoruz ama biz bunu yaşatmaya çalışıyoruz” dedi. Gençlerin ozanlık ve aşıklığın ne olduğunu bilmediklerini söyleyen Çiftçi, “Gençlerimize ozanlığı ve aşıklığı anlatmaya çalışıyoruz. Gençlerimize aşıklık nedir dediğiniz zaman bilmiyor. Aşık kim desen bilmiyor. Yunus Emre de bir aşıktı. Pir Sultan Abdal da biz ozandı. Bu anlamda Kahramanmaraş’ta da taşlar yerine oturmaya başlıyor. Ozanlar ölürse bunu kim yaşatacak. Aşık Mahsuni Şerif’lerin yetişmesi lazım. Aşıklık her adama nasip olacak bir şey değil. 100 yılda bir gelecek bir durum bu” diye konuştu.
“MARAŞ TAM MİLLİYETÇİ VE TAM BİR TÜRK ŞEHRİ”
Kahramanmaraş’ı Balıkesir’den gezmeye gelen Çiğdem Akay, Kahramanmaraş’ın insanlarıyla başlı başına bir kültür olduğuna dikkat çekti. “Bence Maraş insanlarıyla bir kültür. İnsanları çok sıcak kanlı. Sevdik biz” diyen Akay, Maraş’ı Türk milletini temsil eden bir şehir olduğunu gördüklerini belirterek, “Maraş’ı Türk Milletini temsil eden bir şehir olarak gördüm. Tam milliyetçi ve tam bir Türk şehri. Çok sevdim ben. Bundan sonra daha sık geleceğiz” dedi. Akay şöyle devam etti: “Şairler Evi’ndeki ozanların türkü söylemesini çok beğendik. Konserler falan oluyor ama böyle bir şeyle ilk defa karşılaşıyorum. Samimi bir ortam. Kahramanmaraş’ı çok sevdik. Üç gündür buradayız şiiriyle ilk defa şimdi karşılaştım. Kahramanmaraş’ı güzel buldum ama çok fazla tarihi eser yok. Verimli bir toprağı var, yeşil. Suyu çok güzel. Meyveleri güzel. Daha bağlarına falan gideceğiz. Bir sürü tarihi eseri varmış ama yanmış. Restore edilenleri geziyoruz.”
Simge Solak
Bu tarz bir şeye değer verilmesi çok güzel. Ozanlık, şairlik, aşıklık ne demek bilmiyor gençlerimiz. Ama şu an bir merak uyandı. Gidip araştırmaya dürten bir şey bu. Bazı yok olmuş şeyleri geri getirmek için çok güzel bir çalışma.
Hande Solak
Maraş’ta en çok samimiyeti beğendim. Balıkesirliyim, Konya’da okuyorum, Maraş’a gezmeye geldim. Şunu fark ettim Doğu’ya doğru gidildikçe samimiyet artıyor. O çok dikkatimi çekti. Aşka verilen değer Kahramanmaraş’ta çok farklı. Aşkın insanların zannettiği gibi bir şey olmadığı işleniyor burada. İki gündür ‘Aşkın ne olduğu’ temasıyla karşılaşıyorum burada. Aşkın beşeriyetten çok Allah’la insan arasında olduğu, O’nun (cc) yansımasının beşeriyetine yansıdığını gördüm. Bunlarla haşir-neşir oldum. Samimiyet ve aşk diyorum ben.
Hayriye Ağdaş
Kahramanmaraş’ta doğdum, Kayseri’de büyüdüm. İskenderun’da evlendim. Tekrara buraya geldim. Ben daha bugün duydum geldim. Ama gidemedim, kaldım. Çok güzel söylüyorlar.
Nezihe Çapan
Gaziantep’ten geldim. Tesadüfen geldim gezerken sesi duyduk, içeri girdik. Ve çıkamadık ortam çok güzel. Gaziantep’te çok karşılaştım bu ortamlarla. Ancak buradaki de daha farklı tabi. Kendine has üslubuyla farklı olmuş. Çok beğendik.
