KADEM'in gözünden 15 Temmuz ve Yeni Türkiye

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Kahramanmaraş İl Temsilciliği, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde "15 Temmuz Darbe Girişimi ve Yeni Türkiye" adlı bir panel düzenledi. 19 Ağustos Cuma akşamı düzenlenen panelde; Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sonrası Türkiye'nin içinde bulunduğu durum konuşuldu.

Moderatörlüğünü KADEM Kahramanmaraş İl Temsilcisi Fatma Kaptanoğlu’nun yaptığı panelde; 64. Dönem Kültür ve Turizm Bakanı AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Gazeteci Ahmet Taşgetiren 15 Temmuz darbe girişimi ve yeni Türkiye’yi masaya yatırdı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi 15 Temmuz’a gönderme yaparak bu milletin geleneğinde devlete karşı gelmek ve devlete sızmanın olmadığını ifade eden 64. Dönem Kültür ve Turizm Bakanı AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, bu milletin geleneğinde devleti ele geçirme geleneğinin de olmadığını söyledi.

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminde milletin tarih yazdığını belirten Ünal, “O gece milletin gençleri, adeta genlerinde var olan bütün mukaddesatı, maneviyatı ve ruhaniyeti uygulamalı olarak ağır çekimde dünyaya gösterdi” dedi.

Birilerinin, millet iradesine karşı darbe girişiminde bulunduğunu belirten Milletvekili Ünal, şöyle konuştu:Her türlü zulmü görmesine rağmen camilerinin ahır yapılmasına rağmen Kur’an-ın yasaklanmasına rağmen ezanının Türkçe olarak okutulmasına rağmen bu millet her zaman şunu söyledi: Allah; devletime, milletime zeval vermesin. Ben yolumu bulurum bu bin yıllık devletimi dönüştürürüm. O yüzden devletine küsmedi bu millet. Bu milletin geleneğinde devlete karşı gelmek, devlete sızmak yoktur. Bu milletin geleneğinde devleti ele geçirme geleneği de yoktur. Bizim dini inancımızla, bizim geleneğimizle FETÖ terör örgütünün bir alakası yoktur. Bu yapı dini, dindarlığı, inancı kullanan, sivil toplum örgütü görümünde bir terör örgütüdür. Biz bunları tanımlarken 'cemaat', 'himmet', 'vaiz' ve 'imam' gibi ifadeler kullanıyoruz. Bunlar son derece yanlış. Bizim ruhaniyetimizle, maneviyatımızla, geleneğimizle, dini geleneğimizle ve devlet ilişkilerimizle bunların yakından uzaktan bir ilişkisi yoktur. Bunlar gözü dönmüş katiller. Bizim dini geleneklerimizi, dini grupları, geleneği olan ehlisünnet bir çizgide olan ve bugüne kadar Anadolu'da İslam'ın omurgasını oluşturmuş yapıları sakın ola ki bunlarla eş tutmayalım. Buna da asla fırsat ve zemin vermeyeyim."

 

FETÖ’NÜN DİNLE ALAKASI YOKTUR!

28 Şubat süreci sonrası ortaya çıkan baskı ortamında FETÖ’nün dini kullanarak zemin bulduğunu ancak örgütün dindarlıkla hiçbir alakasının olmadığını ifade eden Eski Kültür ve Turizm Bakanı AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, “Baskıcı bir laikle 28 Şubat sürecinin yaşanması ve insanların inancını yaşamak isteyen inancını özgürce yaşamak isteyen insanların üzerinde oluşan baskı ve maalesef işte bütün bu baskıcı yapının oluşturduğu işte bu devlete sızan FETÖ Terör Örgütünün alt yapısını hazırladı. Şimdi diyorlar ya efendim bu FETÖ Terör Örgütü din ile alakalıdır, dindarlıkla alakalıdır. Bizim dini inancımızda bizim geleneğimiz ile Fetö Terör örgütünün bir ilgili alakası yoktur” şeklinde konuştu.

 

FETÖ TÜRKİYE’Yİ RİSKLİ ÜLKE İLAN ETTİ

Bakanlığı döneminde Avrupa’ya her gittiğinde FETÖ’nün Türkiye aleyhinde propaganda yaptığını ve Türkiye’yi riskli ülke olarak ilan ettiklerini dile getiren Ünal, şunları söyledi: “165 ülkede bunlar yani FETÖ’cüler; Türkiye güvenlik açısında riskli ülkedir, propagandası yapıyorlardı. Ben Türkiye’ye geliyor diyordum ki: 165 ülkede bunlar Türkiye’de güvenlik açısından riskli ülke propagandası yapıyorlar, dediğim zaman gazeteler manşet atıyordu. Turizm Bakanı Turizm Krizini paralele bağladı diye. Gazeteler manşet atıyordu. Diyorduk ki: Türkiye’nin algısı ile Türkiye’nin imajı ile bunlar oynuyorlar. Bunu ise PKK Terör örgütü ile yapıyorlar. PKK Terör Örgütü kanlı afişler hazırlıyor^, Turizm fuarlarında bu kanlı afişleri FETÖ’cülerle birlikte dağıtıyorlardır. Ve şimdi o hafızaya tarihsel arka plana kaktığınızda gördüğünüz bir şey var: dışarıda da beraber çalışmışlar, şuanda içeride de beraber çalışıyorlar. FETÖ’nün de, PKK’nın da, DHKP-C’nin de Türkiye’ye saldıran bütün terör örgütlerinin ortak bir merkezden yönetildiğini biliyoruz. Ve şunu da biliyoruz ki bu millet bütün bunları püskürtecek güçtedir ve bu krizleri çözecek kudrettedir. Hamdolsun.”

 

YAYMAN: ÇOK DARBELİ BİR HAYAT YAŞADIK

Türkiye’nin demokrasi tarihi incelendiğinde bir darbeler ülkesi olduğunun görüleceğini belirten Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye’de her on yılda bir darbe oldu. 14 Mayıs 1950’de biz, çok darbeli bir hayata geçtik. Önce 27 Mayıs 60 darbesi oldu. 10 yıl geçti 12 Mart 1971 darbesi oldu. 10 yıl geçti 12 Eylül darbesi oldu. Özal ile beraber bu darbe aralığı biraz seyrekleşti. Bu defa 16 yıl sonra 28 Şubat 1997 darbesi oldu. Ve 27 Nisan e muhtırası oldu. Ve maalesef 15 Temmuz darbesi oldu. Şimdi bütün bunlara baktığımızda; Türkiye’nin demokrasi tarihi aslında tersinden bir okumayla bir darbeler tarihidir. Ve bizim sürekli darbeler üreten militarist üreten bir sistemimiz var. Ne yapmalıyız? Hepimiz soruyoruz. İlk yapılması gereken kesinlikle yeni bir anayasa yeni bir sistem ve Türkiye’de başkanlık sistemini getirmek.”

 

MİLLETİMİZİN YENİ BİR HİKÂYESİ VAR

Panelde konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 15 Temmuz'da; Türkiye'de milletin, manevi Misak-ı Milli'de Türkiye'ye gönül vermiş olan coğrafyada insanların ayağa kalkarak nasıl demokrasiye ve özgürlüğüne sahip çıktığını anlattı. 15 Temmuz’da milletin yeni bir kahramanlık destanı yazdığını ifade eden Yayman, artık milletimizin yeni bir hikâyesi olduğunu belirterek; şu değerlendirmelerde bulundu: “15 Temmuz’da sadece Maraşlı değil; İstanbul’da, Ankara’da Muğla’da değil, Türkiye’de millet ayağa kalktı. Manevi Misakı Millîde Türkiye’ye gönül vermiş bu coğrafyadaki insanlar ayağa kalktı ve demokrasiye sahip çıktı. Özgürlüğüne sahip çıktı. Bu anlamda 15 Temmuz 2016 tarihi yeni ve büyük Türkiye’nin kuruluş tarihidir. Ve inşallah bakın göreceksiniz hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Çünkü milletimizin yeni bir hikâyesi var artık Türkiye çok önemli bir düşünsel sıçrama gerçekleştirdi. Paradigmatik bir sıçrama gerçekleştirdi. Şimdi Türkiye’de her şey var. Ekonomik olarak toplumsal olarak Allaha çok şükür her şeyimiz var. Ama demokrasi meselesinde bizim sabıkalı bir hikâyemiz var.”

 

TAŞGETİREN: DÜNYA DÜZENİNİN AYAĞINA BASTIK!

Panelde FETÖ Terör Örgütü ve batılı güçleri n ülkemiz üzerindeki oyunları hakkında değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Ahmet Taşgetiren, Türkiye’nin İslam coğrafyasını savunması ve batıyı eleştirmesi karşısında dünya düzeninin ayağına bastığı yönünde uyarılar aldığını kaydetti. Taşgetiren, şu ifadelere yer verdi: “Yani Ak parti iktidarını son 17-25 Aralık operasyonları, Emniyet’teki yapıları ile yargıda ki yapıları ile başka alanlardaki yapıları ile engellemeye çalıştılar. Ama olmadı… Türkiye kendi yolunda işte Tayyip Erdoğan’ın liderliği ile onun arkasındaki kadroların liderliği ile kendi istikametinde yürümeye devam etti. Ne oldu? Dedi ki Tayyip Erdoğan: Dünya 5’ten büyüktür.İran’ınnükleer silahlarına karşı çıkalım. Peki, amaonların nükleer silahı yok. Orta doğunun bir başka ülkesinin nükleer silah başlıkları var. Niye ona karşı çıkmıyoruz? Niye İsrail’in Filistin’de icra ettiği zulmekarşı çıkmıyoruz? Böyle bir insan yüreği yok. Niye dünyadaki başka ülkelerin elindeki nükleer silahlara karşı çıkmıyoruz? Bunu söylediğimizde; dünya düzeninin ayağına basıyoruz. Bu kadar açıktır.”

Panelin ilk bölümünün bitmesiyle panelistler, katılımcıların sorularını yanıtladı. Panelistlere, hediyeler takdim edildi. Akabinde Anadolu Ajansı’nın 15 Temmuz'daki darbe girişiminin kronolojisini ve sonrasındaki tepkileri ele alan "Dakika Dakika FETÖ'nün Darbe Girişimi" kitabı dağıtıldı.(KENAN ONARAN)