Yaz aylarında çeşitli dernek, grup ve cemaatlerin de dini eğitim vermeye talip olduklarını ifade eden Gevher, “Ben yapmasınlar demiyorum. Ama Kur’an-ı Kerim'den yanlış bilgi, yanlış yönlendirme Allah korusun aileyi de yakar çocuğu da yakar. Herkes bu işin reklamizasyonunu değil; gerçekten ehil ise dinini sevdirecekse onlara herhangi bir din dışı ideoloji göstermeyeceklerse; bu kardeşlerimizle birlikte yardımcı olmaya varız. Din bir tane devletimiz de bir tane. Onun için bu dini, bu devleti, iyi öğrenmek buna hizmet etmek için gayret sarf etmek durumundayız” dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığının, okulların tatil olmasıyla birlikte her yıl Türkiye genelinde bütün camilerde, Kur'an Kurslarında ve uygun mekânlarda 9 hafta süreli yaz Kur'an kursları açtığını ifade eden Kahramanmaraş İl Müftüsü Muhammet Gevher, çocuklara burada Kuran'ı Kerim, meali ve temel dini bilgilerin öğretildiğini kaydetti.
Bu kurslarda çocukların dini eğitiminin hassasiyetle üzerinde durulduğunu dile getiren Gevher, “Daha ziyade zarureti dinîye dediğimiz namaz kılmayı, namazda okunacak sureleri, bunları öğretiyoruz. Farzları öğretiyoruz, vacipleri öğretiyoruz. Tabii bu insanlar belki namazının kılınışını, Peygamberimizin hayatıyla ilgili bilgileri okullardan alabilirler. Bunda çok fazla sıkıntı görmüyorum; ama asıl sıkıntımız bizim altını büyük çizgilerle çizerek söylüyorum: çocuklarımızın Kur’an-ı Kerim’i düzgün öğrenmeleri ve tekrar büyük bir çizgi daha atıyorum. Namazda okuyacakları ibadet yapacakları sure ve duaları yanlışsız bir şekilde dürüst bir şekilde okuyabilmeleri” dedi.
Kur’an-ı Kerim'i okumanın ayrı bir ilim olduğunu kaydeden İl Müftüsü Gevher, şöyle konuştu: “Tabi biz bunun ilmi ileri safhasını istemiyoruz. Ama çocuklarımızın okudukları surelerle, namazlarının caiz olabileceği, geçerli olabileceği bir duruma gelmesini arzu ediyoruz. Tabii bu sıcak günlerde çocuklarımızın tatil zamanında kolay bir şey değil ben gerçekten yaz Kur'an kurslarımızda çalışan hocalarımızı da oraya gelen çocuklarımızı buraya çocuklarını gönderen velilerimizi gerçek manada bu dinin mücahitler olarak görüyorum. En büyük sorunlarını halletmek için gayret sarf ettiklerini görüyorum. Bu çok kolay bir iş değil; ama başka çıkar yolumuz da yoktur. Çünkü biz çocuklarımıza 32 farz dediğimiz Allah'ın uygulamakla görevli olduğumuz kısımları öğretmek durumundayız. Kur'an öğretmek durumundayız. Bunların bunlardan sonrasını ileri safhada çocuklarımız öğrenecekse zaten meslek seçer. İlahiyat fakültelerine gider vesaire. Bunun için biz bunu önemsiyoruz.”
DİNİ EĞİTİMİ İŞİNİN EHLİ OLANLAR VERMELİ
Dini eğitimin, işin ehli olan kişiler tarafından ve reklamizasyondan uzak olması gerektiğine dikkat çeken Gevher şu açıklamalarda bulundu: “Tabii ki çeşitli dernekler, gruplar, cemaatlerde bu işi yapıyorlar, talipler. Ben yapmasın da demiyorum yapmasınlar da demiyorum; ama Kur’an-ı Kerim'den yanlış bilgi, yanlış yönlendirme, Allah korusun, aileyi de yakar çocuğu da yakar. Herkes bu işin reklamizasyonunu değil; gerçekten ehil ise çocuğa dinini sevdirecekse onlara herhangi bir din dışı ideoloji göstermeyeceklerse bu kardeşlerimizle birlikte, yardımcı olmaya varız. Din bir tane, devletimiz de bir tane. Onun için bu dini, bu devleti iyi öğrenmek; buna hizmet etmek için gayret sarf etmek durumundayız. Okullarda özellikle Kur'an dersleri sure ezberletmeleri yeteri kadar yani istediğimiz seviyede olmuyor. Çünkü sınıflar kalabalık daha başka sebeplerde var. Dolayısıyla yavrularımız ya Kur'an kurslarımızda ya camilerimizde, belirli yerlerde meraklı bir insanın elinde yetişmesi lazım. Aslında insanlarımız büyük bağlamda bu çocuklarımızın yetişmesi için okunması için yatılı kurslar istiyorlar. Biz Kahramanmaraş'a geldiğimizde iki okulumuza 600 kişi olarak yaptık. Ama Ramazan ayı girdiği için çeşitli sıkıntılar var. Ramazan ayında yapamadık. Böyle bir şey de olsa daha güzel olacak diye düşünüyorum.”
VATANDAŞLAR İKRAMLARLA ÇOCUKLARA KURSLARI SEVDİREBİLİR!
Çocuklara yaz kurslarında dini eğitim verilirken; çocukları sıkmadan sportif etkinliklerle desteklediklerini bildiren İl Müftüsü Muhammet Gevher, şu ifadelere yer verdi: “Gazeteniz vasıtasıyla halkımızdan şu desteği bekliyorum: Her mahallede camimiz var. Çocuklarımızı Kur'an Kurslarımızdaki bayan hocalarımıza, Cami imamlarımıza teslim ederken mutlaka onlarla görüşün. Onlarla irtibat kurun. Karşılıklı bu işi cansiperane yapalım. Sadece birkaç saat içinde değil gerekiyorsa mesai dışında da çocuğunuz, icap ediyorsa hocayla 15 dakika bir araya gelip şu dinini namazda okunacak sureleri, duaları inşallah doğru bir şekilde öğrensin. Bunu önemsiyoruz. Kardeşlerimizin de halkımızın ve esnafımızın da bu çocuklarımıza çocuklarımızı ziyaret ederek hoca efendi vasıtasıyla çocuklarımıza da biraz ikramda bulunabilirler. Aperatif ikramlarda bulunabilirler. Çocuğa dini, hocayı, kursu sevdirmek çok önemli. Onun için biz Diyanet İşleri Başkanımız başta olmak üzere; çocukların camiye gelmelerini çok önemsiyoruz. Herkes önemsiyor. Bunun içindir ki camilerimizde çocuklarımızın koşuşturmasını, onların ses çıkartmalarını hoş karşılıyoruz. Artık onlara bağırmıyoruz. Bağıran cemaatimiz olursa; aman diyoruz. Bu dine, bu yavruya, bu ülkeye verilebilecek en büyük hatadır. Çünkü çocuk camiye gelmezse bir başka yere gidecektir. Mesela ben bir akşam Abdülhamit Han Camiine gittim. Gerçekten çocuklar tıklım tıklım dolu. Herkese oynuyor, gülüyor. Bir ara namaz kılıyor, bir ara oynuyor. Orada yine mutlu olduğum konu şudur: Kimse çocuklara Elhamdülillah gürültü yapmayın, bağırmayın diye ses çıkartmadı. Bundan da mutlu olduğumu beyan etmek istiyorum. Ben bu anlamda da belediyelerimizin ve Sivil Toplum Kuruluşlarımızın da cami hocalarımıza yardımcı olmalarını canı gönülden bekliyorum. (KENAN ONARAN)



YORUMLAR