Günde bir saat uzağa bakın!

Günde bir saat uzağa bakın!

Çin‘in Wuhan kentinden başlayarak kısa süre içinde dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün (Kovid-19) ülkemizi de etkilediği bu günlerde virüsün göze temas yoluyla bulaşıp bulaşmadığı da merak konusu oluyor. Bu süreçte göz sağlığımızı ihmal etmemiz gerektiğinin önemine vurgu yapan Acıbadem Ankara Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. U. Emrah Altıparmak, uzaktan eğitim sistemi ile derslerine devam edenlere ve ebeveynlere de tavsiyelerde bulundu.

22 Nisan 2020 - 01:52

Özellikle gençlerin ve çocukların ekranlarla çok fazla yakın temasta bulunmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. U. Emrah Altıparmak, “Ders dışı zamanlarda cep telefonu, tablet veya bilgisayarla geçen süreler kısıtlı tutulmalı. Günde bir saatlerini güneş gören balkon, pencere gibi mekanlarda geçirebilir, bu sürede uzağa bakarak gözlerini dinlendirebilirler. Zira sürekli yakına bakıldığında gözde yorgunluk ve kuruluk oluşabiliyor” ifadelerini kullandı.

Ellerinizi gözlerinize sürmekten kaçının!

Virüsün kapı kolu, cep telefonu, masa gibi yüzeylerde oldukça uzun süreler hayatta kaldığını ve bu yüzeyler aracılığı ile başka kişilere bulaşabildiğini belirten Prof. Dr. U. Emrah Altıparmak, el hijyeninin önemine vurgu yaptı. Virüsün göze temas yoluyla bulaşması konusunda bilgilerin henüz net olmadığını kaydeden Altıparmak sözlerine şöyle devam etti: “Elimize ulaşan virüsün tıpkı ağız veya burun mukozamızdan girebildiği gibi gözümüzü elleyerek de solunum sistemimize ulaşabileceğini düşünen bilim insanları var. Haksız da sayılmazlar, çünkü gözyaşı sistemi çeşitli kanallar ve kapaklar aracılığı ile önce burna, oradan da genze bağlanıyor. Bu nedenle gözde geçirilen bazı viral enfeksiyonlar (konjonktivit) geniz ve boğaz enfeksiyonu da yapabiliyor. Her yıl en az bir kez küçük çaplı salgınlar yapabilen adenovirüs, buna iyi bir örnek. Koronavirüsün bu şekilde bir yol izleyip izlemediği konusunda bilgimiz henüz çok değil ancak koronavirüsü gözyaşından izole eden çeşitli çalışmalar yayınlandı. Bu durumda temkinli olmakta yarar var. Ellerimizin temiz olmadığını düşünüyorsak gözlerimize sürmekten kaçınmalıyız.”

Koronavirüs hastasının ağzından veya burnundan gözmüze gelen damlacıkların hastalığı bize bulaştırıp bulaştırmayacağı da bir başka merak konusu. “Bu konu uzun süre net değildi” diyen Prof. Dr. Altıparmak, şunları söyledi: “Ancak bu bulaşı gösteren yayınlar da literatüre girdi. Bu nedenle temkinli olmak ve sosyal mesafeyi korumakta yarar var. Daha da önemlisi maske ve koruyucu gözlük takmak. Zaten biz hekimler de hastalara yaklaşırken maske ile birlikte yüz koruyucu siperlik takıyoruz. Hasta olan bir kişi ile birlikte karantinada bulunan aile fertleri için de düşünülebilecek bir seçenek.”

Koronavirüs gözde enfeksiyon yapabilir

Çalışmalarda koronavirüslü hastalarda değişen oranlarda gözde hafif bir enfeksiyon geliştiğini aktaran Altıparmak, “Bu konjonktivit diğer konjonktivitlerden çok farklı değil, gözde kısa veya uzun vadede kalıcı bir hasar da henüz bildirilmedi. Bu nedenle çok önemli görünmüyor. Tabii ki koronavirüse bağlı konjonktivitte diğer koronavirüs şikayetleri tabloya eşlik ediyor. Bu nedenle konjonktivit geçiren kişilerin ‘Acaba koronavirüs mü geçiriyorum?’ diye endişeye kapılmalarına lüzum yok. Koronavirüslü bir hastanın gözyaşı salgısına temas eden bir kişinin ellerini uygun şekilde yıkaması çok önemli” dedi.

Kontakt lenste hijyeni ihmal etmeyin

Koronavirüsün kontakt lens kullanan bir kişiye daha kolay bulaştığına dair henüz bir bilgi yayınlanmadığını ifade eden Prof. Dr. Emrah Altıparmak, “Kontakt lens kullanıcıları eğer hijyen kurallarına dikkat etmiyorlarsa, kontakt lens virüsün bulaşması için bir yol olabilir. Kontakt lens kullanıcıları eğer günlük hayatta enfekte kişilerle yakın temas halinde olan sağlık çalışanları ise, bu dönem geçene kadar kontakt lens kullanmamalarını öneriyoruz. Ancak izolasyon halinde olan, kişisel hijyenine dikkat eden kişiler lense devam edebilir. Tabii lens kullanımı ile ilgili olarak şu kurallar her zaman geçerli: lens eller temiz iken takıp çıkarılmalı, lenslere solüsyon dışında hiçbir sıvı temas etmemeli (tükürük, çeşme suyu,vb dahil), lens süreleri aşılmamalı ve gece yatarken mutlaka çıkarılmalı” uyarılarında bulundu.

Ebeveynler bunlara dikkat!

“Son olarak da koronavirüs salgını nedeniyle evde izole ettiğimiz 20 yaş altındaki genç ve çocuklarımıza bazı tavsiyelerimiz olacak” diyen Altıparmak, sözlerine şunları ekledi: “Bu zorlu süreçte çok değişik bir tecrübeden geçiyorlar. Eğitim uzaktan eğitime dönüştü. Biliyoruz ki küçük yaşlarda uzun süre yakına bakmak miyop gelişmesini tetikliyor. Hatta miyop çocuk ve gençlerde miyopinin daha hızlı ilerlemesine sebep oluyor. Günlük hayatta çocuk ve gençlerimize mümkün olduğunca cep telefonu ve bilgisayardan uzak kalmalarını, günde en az 1 saat uzağa bakacak şekilde aktiviteler yapmalarını öneriyorduk ancak koşullar şimdi değişti. Bu dönemde eğitim için mecburen bilgisayar, tablet veya telefon gibi cihazları kullanmak zorundalar. Ders dışı zamanlarda cep telefonu, tablet veya bilgisayarla geçen süreler kısıtlı tutulmalı. Günde bir saatlerini güneş gören balkon, pencere gibi mekanlarda geçirebilir, bu sürede uzağa bakarak gözlerini dinlendirebilirler.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x