Kahramanmaraş’ta yaşayan 52 yaşındaki Erdem Terliksiz, yaklaşık 35 yıl önce tanıştığı bağlamasını nereye giderse gitsin yanından hiç ayırmıyor. Bağlama aşığı Terliksiz, ilk sazını 17 yaşında almış. Kendi imkanlarıyla bağlama çalmayı öğrenmeye çalışmış ancak ilk başta başarılı olamamış.
Başarısızlığı karşısında sinirlenen Terliksiz, bundan dolayı 3 bağlama kırmış. Bunlara rağmen asla pes etmeyen Erdem Terliksiz’in aldığı dördüncü bağlama ile şansı değişmiş ve birkaç parçayı çalmayı başarmış.
Enstrümanına aşık olan Erdem Terliksiz, yaklaşık 3 yıldan beri yaptığı parkomatçılık işini de çok sevdiğini ifade ediyor. Her gün sabah işe gelirken omuzuna astığı bağlamasını yanından ayırmıyor. Akşama kadar görevli olduğu caddede park eden araçları takip ediyor ve yorulmasına rağmen işini de çok sevdiğini söylüyor.
İşini yaparken bağlamasını çalamıyor ancak mesai bittiğinde eline aldığı bağlamasını seviyor ve sonra mızrabı nasırlı ellerine alarak vuruyor bağlamanın kah bas teline kah tizine. Terliksiz’in elinde adeta dile gelen mızrap ve bağlama hayatın hüznüyle yoğrulmuş sesiyle birleşiyor ve nağmeler dile geliyor.
Terliksiz, bağlamayı öğrendikten sonra düğünlerde çalmaya başladığını belirtiyor. Ancak bir türlü tutunamayan Terliksiz, sigortası ve sabit geliri olduğu için parkomatçılığa başlıyor. Ve bir süre sonra bağlamasına vurulduğu gibi işine de aşık oluyor.
Bağlamasına ve yaptığı işine aşık olduğunu ifade eden Erdem Terliksiz hikayesini şu şekilde anlattı: “Yaşım 52, 35 yıldır bağlama çalar, söylerim. Müziği çok seviyorum ayrıca otoparkçılığı da çok seviyorum. 17 yaşındayken ilk bağlamamı aldım, kendi imkanlarımla öğrenmeye çalıştım. Biraz uzun sürdü çalamadım, kırdım. Sabah tekrar gittim bir tane daha aldım, aradan 15 gün geçince işi, ekmeği bıraktım kendimi bağlamaya verdim. Öğreneceğim dedim, kendi kendime başaracağım dedim. Baktım yine çalamadım, 3 tane bağlama kırdım, dördüncüsünde yavaş yavaş iki-üç parça öğrenerek çalmaya başladım. Düğünlerde çaldım. 3 yıldan beri de parkomatçılık yapıyorum, sigortası var. Parkomatçılığı da sevdim, bağlamadan da vazgeçemiyorum, parkomatçılıktan da. Zaten bağlamayı sırtımda taşımak bile bana çalmış gibi zevk veriyor. Ben her gün getirip götürüyorum, ayrılamıyorum.”
Aynı zamanda hayatın pahalılığından dert yanan Terliksiz, yaptığı işinin haricinde de düğünlerde ya da programlarda hem bağlama çaldığını hem de türkü söylediğini ifade etti.
Erdem Terliksiz şu anda, Yeni Hükümet Caddesinde elinde parkmatik, omuzunda bağlaması sabahtan akşama kadar iki aşkıyla beraber çalışmayla devam ediyor.



YORUMLAR