‘Psiko-sosyal Tükenmişliğin Medyatik Tüketimi: Şiddet’...

‘Psiko-sosyal Tükenmişliğin Medyatik Tüketimi: Şiddet’ Sempozyumu

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nin (KSÜ) katkılarıyla Marmara Üniversitesi ev sahipliğinde ‘Psiko-sosyal Tükenmişliğin Medyatik Tüketimi: Şiddet’ başlıklı çevrim içi sempozyum düzenlendi.

21 Mart 2021 - 04:21

Zoom uygulaması üzerinden gerçekleştirilen sempozyumda açılış konuşması yapan KSÜ Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can, şiddet ve şiddetin temelinde yatan süreçlerle mücadelede toplum ve birey olarak yapmamız gerekenlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Şiddeti, hayatın her alanında karşılaşabildiğimiz, güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan bireysel veya toplu hareketlerin tümü olarak tanımlayan Rektör Can, “Şiddeti değerlendirirken şiddete maruz kalan, şiddeti yaşayan gruplara göre bir sınıflama yapıldığında temel olarak şu alt başlıklar karşımıza çıkmaktadır: kadına yönelik şiddet, çocuğa yönelik şiddet, yaşlıya yönelik şiddet, kişinin kendine yönelik şiddeti. Eğer bir şeyleri gerçekten değiştirmek istiyorsak toplum olarak birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Bunun yolu da her zamanki gibi eğitimden geçiyor.” dedi.

Aynı zamanda eğitim bilimleri profesörü olan üniversitemiz Rektörü Can, şiddetin temelinde yatan süreçlerin önlenmesinde eğitimin rolü ve eğitim alanında yapılması gereken düzenlemelere ilişkin değerlendirme ve önerilerde bulundu.

“Toplumun büyük çoğunluğuna yayılmış bir davranışı, bir algıyı değiştirmek istiyorsak, bunu sadece eğitimle yapabiliriz.” diyen Rektör Can, medyanın insan davranışlarının şekillenmesinde önemli bir rolü olduğuna da dikkat çekerek “Bununla birlikte basın yayın organlarının toplumu bilgilendirirken aktardığı mesajlarda şiddet olgusunun dozunu ayarladığını söylemek güçtür. Günümüzde medyada şiddet bir araç olarak kullanılmaktadır ve içinde şiddet olmayan bir haberin haber olarak nitelendirilmediği durumlara gelinmiştir.” şeklinde konuştu.

Açılış oturumunda; Antalya Akev Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamile Akgül, Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Murat Ferman, İstanbul Kent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Necmettin Atsü, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Bayram, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Sempozyum Onursal Başkanı ve Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Özvar ile Sempozyum Başkanı Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Kişilerarası İletişim Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ulağlı da birer konuşma yaptılar.

Açılış konuşmalarının ardından sempozyumun birinci oturumuna geçildi. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Melda Cinman Şimşek’in başkanlığını yürüttüğü ‘Şiddetin Sosyolojik Kökenleri’ başlıklı oturumda konuşmacı olarak; Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sema Yıldırım Becerikli, Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eylem Ümit Atılgan, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Nevin Yıldız, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Uluç Küçükcan ve Üsküdar Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Aylin Tutgun Ünal yer aldı.

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can, ‘Şiddetin Sosyolojik Kökenleri’ başlıklı birinci oturumun sonunda bir değerlendirme konuşması da gerçekleştirdi.

“Bireyler iyi öğretim süreçlerinden geçebilirler. Nitelikli bireylerin, şiddete eğilimli olmayan bireyler olması için iyi eğitimlerden de geçmesi gerekir. Bu da ailede başlar, okulda devam eder. Sokak ve medya gibi çevresel unsurlarla da bunun desteklenmesi gerekir.” diyen Rektör Can, “Öğretim yanında eğitim süreçlerinde de ailenin, okulun, öğretmenin model olması önemli. Yüksek seslerin, kavganın, şiddet görüntülerinin hâkim olduğu aile ve okul ortamlarında büyüyen çocukların ilerde şiddet eğilimli oldukları görülmüştür. Yine ötekileştirilerek ve dışlanarak çocukluk ve ergenlik yıllarını geçirenlerin de sorunlu bireyler olabilecekleri görülmektedir. Medyanın tüm programlarının şiddeti normal gösteren programlar algısını güçlendirmemesi gerekir.” ifadelerini kullandı.

Rektör Can, “Temelde güçlünün zayıfı ezdiği, güçlünün haklı gösterildiği çevresel faktörlerin ortadan kaldırılması da gerekir. Başta kadın olmak üzere ‘insana, yaratılana’ şiddetin kötülüğünü, hem de yüksek tonda vurgulamak gerekir. Kadına, erkeğe, çocuğa, doğaya, hayvana karşı her türlü şiddeti kınıyorum. Eşref-i mahlûk olarak yaratılan insana sevginin, saygının, onu her vesileyle yüceltmenin, değerlemenin öne çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Büyük sıkıntılarla dünyaya gelen, sonra çok büyük emekler verilerek büyütülen insanı sevgiyle saygıyla yetiştirmek varken onu yıpratmanın, üzmenin, ezmenin, yani şiddetin insanlık dışı bir davranış olduğuna inanıyorum. Bireylerdeki çirkinlikleri ve yanlışları kaldırma, iyilik, güzellik ve doğruları çoğaltma süreci herkesin sorumluluğudur. Biz buna olumlu davranışlar kazandırmak diyoruz; iyilik ve güzelliklerin paylaşılması, bunların biliş, duyuş ve davranış haline getirilmesi yani eğitim diyoruz. Şiddetin herkese ve her türlüsüne karşı duruş geliştirmenin pek çok yolu olsa da en önemli yönteminin nitelikli eğitim olduğunu değerlendiriyoruz.” diye konuştu.

KSÜ Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Pazarlama ve Reklamcılık Bölümü Halkla İlişkiler ve Tanıtım Programı Öğretim Görevlisi Ahmet Aydın’ın organizasyon komitesinde yer aldığı 20-21 Mart 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Psiko-sosyal Tükenmişliğin Medyatik Tüketimi: Şiddet’ başlıklı sempozyumda ‘Şiddetin Sosyolojik Kökenleri’, ‘Psikolojik Bir Baskı Unsuru Olarak Şiddet’, ‘Şiddet ile Mücadelede Hukuk’, ‘Sağlıkta Şiddet’, ‘Şiddet ile Mücadelede Eğitimin Önemi’ ve ‘Şiddetin Yaygınlaşmasında Medyanın Rolü’ başlıkları altında 7 çevrim içi oturum gerçekleştirildi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x