Üsküdar
Üniversitesi NP İSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Onur
Noyan, günümüzdeki teknolojik gelişmelerle
birlikte internetin hayatımıza girmesinin kaçınılmaz olduğunu, bu nedenle
internet ve internet üzerinden kurulan iletişimin bazı sorunları beraberinde
getirdiğine dikkat çekti.
Son yıllarda giderek artan internet
bağımlılığı, oyun bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı gibi kavramlara “siber
zorbalık” denilen bir davranış probleminin de eklendiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Onur Noyan, şunları söyledi:
“İnternet bağımlılığının getirdiği sosyal izolasyon, yalnızlık,
iletişim bozukluğu ve depresyon gibi bireyin kendi içinde yaşadığı sorunlara,
akranları tarafından zarar görme sorunu da eklenmiştir. Siber zorbalık, bir kişi
ya da bir grubun, internet üzerinden oynanan oyunlar, sosyal medya araçları,
mail ve sohbet odaları aracılığı ile bir başka kişiyi sürekli rahatsız etmesi,
baskı altına alması ve tacize varan davranışlarda bulunması olarak
değerlendirilmektedir.
Bu davranış sürekli ya da belirli aralıklarla
tekrar ederek, karşı tarafa zarar vermeye yönelik bir etki olarak devam eder.
Başlangıçta şaka ve eğlence amaçlı gibi gözükse de bu davranışın devam etmesi
ile kişide olumsuz sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Bu davranışlar isim takmak,
alay etmek, şifreleri ele geçirmek, asılsız haberleri yaymak, hesapları ele
geçirmek, oyun içinde değişiklikler yapmak, oyundan dışlamak, aşağılamak,
istemediği şeyleri yapmaya zorlamak gibi bir çok alanda gözükebilmektedir.
Normalde yüzyüze söylen(e)meyecek
sözler,konuşmalar sanal ortam üzerindenkarşıdaki kişiyi aşağılayacak tarzda
devam edebilir. Devamlılık olmazsa bu durum, siber zorbalık olarak
değerlendirilemez. Temelde kişinin kişilik yapısı ve duyguları zarar görecek
düzeyde iletişim kurulur. Ergenlik döneminde kendine güveni tam olarak
gelişmemiş bireyler bu davranışlardan çok kolay etkilenebilir. Yetişkinler ise
bu davranış biçimi ile çok daha kolay başedebilmektedir.”
Sokaktaki
zorbalık sanal dünyaya taşındı
Önceden sokaklarda ya da okul
bahçelerinde görülen zorbalığın artık sanal alemde yaşanmaya başladığını ifade
eden Yrd.Doç.Dr. Onur Noyan, “Sanal
zorbalığa maruz kalan ergenlerin okulda konsantrasyon bozukluğu yaşadığı, okul
başarılarının etkilendiği; okuldan memnun olmama, öfke, üzüntü, moral
bozukluğu, huzursuzluk gibi duygudurum dalgalanmaları yaşadıkları, depresyon, kaygı bozukluğu, psikotik bozukluk
gibi durumları yaşadıkları görülmektedir. Bu tür durumları önlemek ve yaşamamak
için bireylerin kendisine ya da bir başkasına yapılan sanal zorbalığın farkında
olması oldukça önemlidir” diye konuştu.
Ailelerine bildirmekten çekiniyorlar
Ülkemizde
siber zorbalıkla ilgili çok fazla veri olmadığını kaydeden Yrd.Doç.Dr. Onur Noyan, “Çünkü genellikle ergenler ailelerine bu durumu bildirmekten çekiniyorlar
ya da ailelerine bildirseler bile aileleri yasal bildirimde bulunmaktan
çekiniyor.Ülkemizde farklı çalışmalarda farklı yaş gruplarında %50’lere vardığı
belirtilmiştir. Uluslararası verilere göre bilgisayar, akıllı telefon ve
internet kullanan ergenlerin %30-45’ ininsiber zorbalığa maruz kaldığı, zorbalığa maruz kalanların ise %20’sinin
kendine zarar vermeyi düşündüğü belirtiliyor” dedi.
Popüler olmak için zorbalığa başvuruyorlar
Zorbalık
yapan kişilerde genelikle intikam alma duygusu, popüler olma ve beğenilme
arzusu, yaşamış olduğu başarısızlık ve hayal kırıklıklarını sanal ortamda
gidermeye çalışma ve altta yatan bazı psikolojik problemlerin kişiyi bunu
yapmaya itiyor olabileceğini ifade eden Yrd.Doç.Dr. Onur Noyan “ Özellikle yalnız, sosyal ilişkileri zayıf, kendini bir sanal çevrede
kabul ettirmek isteyen, özgüveni düşük bireyler sanal zorbalığa maruz kalmaya
daha yatkındırlar” dedi.
Aileler bu tavsiyelere dikkat!
Yrd.Doç.Dr. Onur Noyan, bireysel olarak alınacak önlemlerle
birlikte ulusal olarak da bazı önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak
ailelere şu tavsiyelerde bulundu:
“Evde
başlayan önlemler, okulda devam etmeli ve internet kullanımının kontrolü devlet
birimlerince denetlenmelidir.Aileler tarafından öncelikle çocuklarıyla sağlıklı
iletişim kurulması sağlanmalı, ergenlere saygı duyulduğu aile içinde
hissettirilmeli, duygu ifadesine izin verilerek ergenin paylaşımlarda bulunması
sağlanmalıdır. İnternet ve telefon kullanımı konusunda ergenlere model
olunmalı çocukların sakinleştirilmesi
için internet kullanılmamalı, şiddet içeren film ya da oyunlar oynamasına izin
verilmemelidir. Bunun yanısıra girilen internet siteleri takip edilmeli,
bilgisayar tüm aile bireylerinin görebileceği bir ortamda bulunmalıdır.”
Siber
zorbalığa maruz kalan bir çocuğun bu durumu ailesi ile paylaşması gerektiğini
de ifade eden Yrd.Doç.Dr. Onur
Noyan, “Ailesi ile paylaşmıyorsa
aile buradaki sorunu gidermek için bir uzmandan destek almalıdır. Paylaştığı
anda suçlamadan, yargılamadan durumu anlamaya çalışmalı, sonraempati göstererek
bu sorundan nasıl kurtulunabileceği üzerine birlikte düşünülmelidir. Eğer
çocuktaki etkilenme derecesi yüksekse zaman kaybetmeden psikososyal destek
alınmalıdır. Sorunun gittikçe büyüdüğü vakalarda hukuki süreç başlatılarak
araştırma yapılmalıdır” diye konuştu.



YORUMLAR