Geçmişini bilmeyen, geleceği inşa edemez
Hacı Bilal Şen

Hacı Bilal Şen

Geçmişini bilmeyen, geleceği inşa edemez

17 Ekim 2017 - 08:45

Üniversite giriş sınavında değişiklik yapıldı. Gün, soru sayısı ve soru gelen disiplinlerdeki değişikliklerin dışında aynı tas aynı hamam. Sonra çok ciddi bir değişiklikmiş gibi anne-baba ve çocuklar heyecanla bekletildi. Memleketin gündemini meşgul eden YÖK,” dağ fare doğurdu” misali bir açıklama yaptı.

 Üniversite giriş sınavlarında tarih derslerinden, ikinci oturumda eşit ağırlık öğrencilerinin sorumlu tutulmaması ile pozitif mantık hatası yapılmıştır. Yani Eşit Ağırlıktan sınava giren öğrenci tarih çözmeyecekmiş.

Allah aşkına hukukçu tarih bilmez mi? Hukuk sisteminin geçmişini ve modern hukukun doğuşunu bilmesi gerekmez mi? Uluslararası ilişkiler okuyan öğrenciler diplomasiyi, devletlerarası ilişkileri, savaşları, barışları, kültürel ve ekonomik bağları nasıl öğrenecekler? Ecdadın bu milletin varoluşu için verdiği mücadele nereye gidecek? Malazgirt Ovası, İstanbul Surları, Sakarya Nehri, Şehitler Köprüsü gelecek nesillere tanıklık etmeyecek mi? Tarih derslerini sınavlardan muaf tutmak, tarihi pasifsize etmek ile amaçlanan nedir? Ülkemiz sınırları ile ilgile bir mesele çıksa, hepimiz “misak-ı milli” çığırtkanlığı yapıyoruz peki nedir bu  “misak-ı milli”? Zaten sınavda da çıkmayacakmış diyen nesil yetişirse hiç şaşırmamak gerekiyor.

Diyecekseniz ki, bunun sınavla ne alakası var? Çok alakası var. Sınavda çıkmayan derslerin ihmal edilen programlar arasında olduğu malum. Matematik sınavda çıkmayacak dersiniz Türkiye ortalaması zaten yüzde 4-5’lerde, bu sıfır nokta bilmem kaçlara kadar düşer. Dersleri hep sınavda çıkacak diye öğretmedik mi? Bu günlük hayatta şu işe yarar,  öğrenci uygular, analiz eder, sentez yapar, geleceğe geniş açıdan bakar diyemedik. “öğrenmeyi öğretmeliydik” ama başaramadık.

Hala sınav sistemlerinin yapısı ile oynayıp büyük bir devrimmiş gibi ısıtıp ısıtıp yediriyoruz. TEOG’u hiç sormayın? Unutuldu gitti. Bakanlar kurulu kararını bekliyoruz. Bakanlar kurulu kararını bekleyecek kadar önemliydi madem niye “mükemmel” bir sistem diye anlatıldı. Herkes buna inandırıldı. EBA’dan bütün kazanım testlerini, piyasadan bütün soru bankalarını boşuna aldık o zaman.

İlgililere, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihe ve tarih öğrenmeye dair şu sözlerinin önemini tekrar hatırlatmak isterim.

“Büyük devletler kuran atalarımız, büyük ve geniş kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuşlardır. Bunu aramak, incelemek, Türklüğe ve cihana bildirmek bir borçtur. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”

“Evvelâ millete tarihini, asil bir millete mensup bulunduğunu, bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz.”

 “Milletimiz… Büyük güçlükler içinde bir imparatorluk vücuda getirdi. Ve bu imparatorluğu altı yüz yıldan beri tam bir ululuk ve büyüklükle sürdürdü. Bunu başaran bir millet elbette yüksek siyasi ve idari niteliklere sahiptir. Böyle bir durum yalnız kılıç gücüyle vücuda gelemezdi.”

“Milletimizin zalim olduğu iddiası da sırf iftiradan, baştanbaşa yalandan ibarettir. Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve adetlerine riayet etmemiştir.”

 “Bizim milletimiz derin bir maziye maliktir. Bu düşünce bizi elbette altı yedi yüzyıllık Osmanlı Türklüğünden, Selçuklu Türklerine ve ondan evvel bu devirlerin her birine eşit olan Türk Devletlerine kavuşturur.”

 “Tarihi yazmak, tarihi yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana bağlı kalmazsa değişmeyen gerçek, İnsanlığı şaşırtacak bir nitelik alır.”

 “Kültür işlerimiz üzerine, ulusça gönüllerimizin titrediğini bilirsiniz. Bu işlerin başında da, Türk tarihini, doğru temeller üstüne kurmak, öz Türk diline, değeri olan genişliği vermek için candan çalışılmakta olduğumuzu söylemeliyim. Bu çalışmaların göz kamaştırıcı neticeler vereceğine şimdiden inanabilirsiniz.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar